Krishna P. Bhattarai – Nepal (İnceleme)

Yazar: Umut Köse

Temmuz 3rd, 2021

Giriş

İç Asya ve Çin coğrafyasının birbirinden ayrılmaz ilişkisi bu sahanın komşuları olan bölgeleri incelememizi kaçınılmaz kılmaktadır. Örneğin Edward Hetzel Schafer’ın Tang Hanedanı çağında Tang insanlarının Nepal’i soğuk bir diyar olarak tanımlamasına ve Nepal’deki insanlara karşı bakış açılarının olumsuz olduğuna değinmesi (1) bana Nepal üzerine coğrafi, tarihi ve sosyokültürel açıdan okuma yapma isteğine yol açtı. Bundan dolayı Nepal’de ve Amerika’da coğrafya eğitimi almış olan Krishna P.Bhattarai’nin 124 sayfalık “Nepal” kitabını okuduktan sonra bu kitabın içindeki bazı bilgileri aktarıp nihayetinde de kendi değerlendirmemi yaparak kitabın kritiğini hazırladım. Yalnızca kitaba bağlı kalmayıp, kitabın yazımından sonra gerçekleşmiş bazı olayları ve anlatılan konuyla ilgili birkaç görsel ile harita da ekledim.  Ülkemizde Asya tarihine, coğrafyasına, arkeolojisine ve ekonomik düzenine olan ilginin, dolayısıyla çalışmaların artmasını temenni ediyorum.

Kitabın İçeriği

Bölüm I: Nepal’i Tanımak

Bugünün Hint ile Çin sınırında kalan ‘’büyüleyici ve gizemli’’ bir diyar olan Nepal’in 1950’lere kadar dünyadan izole olduğu ve günümüzde bile daha çok Everest ve Himalayalar vesilesiyle bilinse de Batılıların Nepal hakkında fazla bir şey bilmedikleri ifade edilmiştir. Nepal’in 147.181 km2 yüzölçümüne sahip olduğu, nüfusunun yaklaşık 29 milyon olduğu ve 40 ayrı etnik yapının bulunup, 70 farklı dilin konuşulan fakir bir ülke olduğu belirtilmektedir. Bununla beraber ülkenin kuzeyinde Tibet güneyinde ise Hint etnik yapı ve kültürünün hâkim olduğu ifade edilebilir. Ülkenin %80’i kırsalda yaşıyor ve ülkede Budizm ve Hinduizm gibi dinler hakimdir. Ayrıca İslam dininin ve Hristiyanlığın da Nepal sınırlarının içine girmiş durumda olduğu biliniyor. Dünyanın önde gelen dinlerinden biri olan ve Nepal’de de yaygın olan Budizm’in kurucusu Siddharta Gautama’nın (Buddha), doğum yeri bugünkü Nepal sınırında olduğu belirtilmektedir.

 Nepal adının anlamı üzerine görüşler şunlardır:

  1. Tibetçe: ‘’Ne-Yün/Pal Ev’’ yani Yün Ev manası,
  2. Kathmandu Vadisinde Yaşayanların sahip oldukları ‘’Nepa’’ kelimesinden yola çıkılarak ‘’Orta bölge ülkesi’’ manasına gediği,
  3. Nepal’in Doğu kısmında kalan Lepchalılar, Nepal kelimesini ‘’kutsal bir mağara” manasında kullandıkları,
  4. Kutsal ülkede yönetimi ele alan “Ne” adlı bilge ve “gözeten” anlamına gelen “Pal” unvanının bu bilgenin adına eklenmesiyle meydana gelen “Ne-Pal” manası.

Sonuç olarak Nepal’in manasının kesin bir tanımı bulunmamakta ve birçok farklı anlamı bulunduğu görülmektedir.

Siyasi ilişkiler konusunda ise Nepal’in ABD ile 1947, Hindistan’la 1947 ve Çin Halk Cumhuriyeti’yle 1955 yılında ilk kez diplomatik bir temasın kurulduğuna, yani ABD ile kurulan temasın Hindistan ve Çin’den daha önce olduğuna fakat bu ilişkinin ancak 2001 yılından itibaren olumlu olduğuna (Amerika’nın desteğini kazandığına) değinilmiştir. Bu bölümde değinilen son bahis Maocularla yaşanan ve ülkeye büyük zararlar verip acı anılar bıraktığı düşünülen iç savaş üzerine olmuştur.

Bölüm II: Fiziki Coğrafya

Nepal üç bölgeye ayrılmaktadır:

  1. Terai

Terai, Nepal’e özgü bir arazi olup, ülkenin güney sınırını kapsamaktadır. Terai’nin Nepal’in en yoğun nüfuslu bölgesi ve aynı zamanda en verimli tarım alanı olduğuna değinilmiştir. Çeltik, mısır darı, patates, hardal ve buğday başlıca besin ürünleridir. Ayrıca şeker kamışı, çay ve bambu da bulunmaktadır. Eskiden bu bölgenin ormanlarla kaplı olduğu günümüzde ise bu ormanların yok olduğu belirtilmektedir. Aynı zamanda terai bölgesinin bir sıtma diyarı olduğu ancak bu tehlikenin yeni yeni ortadan kaldırıldığına ve bu sayede yerleşimlerin arttığına değinilmektedir.

  • Tepe

Nepal’de tepe olarak isimlendirilen yerler genelde ülkenin orta kısmında yer alırlar. Tepelerin Güneye bakan yamaçları, kuzeye bakan yamaçlara göre daha yoğun nüfuslu olup,  tarımsal olarak da daha üretkendir; bunun nedeni, daha fazla güneş ışını almalarının yanı sıra daha fazla yağış almalarından kaynaklı olduğu vurgulanmıştır. Nepal’in başkenti Kathmandu’da ( 1400 M rakım) bu bölgede yer alır.

  • Dağlık Arazi Ya Da Himalayalar

2.000 ila 8.850 metre arasında değişen Nepal’in dağlık bölgeleri, dünyanın en yüksek 10 zirvesinden 8’ini kapsamaktadır (2). -Everest, Kangchenjunga, Lholse, Makalu, Cho Oyu, Dhaulgiri, Manaslu, Annapurna- Bölgenin çoğunda kalıcı kar bulunmaktadır ve dolayısıyla bölgenin ülkedeki en az bitki örtüsüne, nüfusu ve ekonomik faaliyete sahip olduğu belirtilmektedir.

Nepal dört mevsimi yaşayan bir ülkedir. Muson ülkede belirleyici bir rol oynamaktadır. Sonbaharın sonlarında, kışın ve ilkbaharın başında rüzgar esas olarak kuzeyden esmekte olup bu rüzgar Asya’nın içinden geldiği için kurudur. Dolayısıyla yılın bu zamanında Nepal’de çok az yağış meydana gelir (yıllık yağış oranının %10’u).

Bununla birlikte, Haziran ayının sonlarına doğru, Hint Okyanusu’nun güneyinden esen rüzgar yağış oranını değişir. Bu sayede Haziran sonu ile Eylül ortası arasında Nepal, yıllık yağışın yaklaşık yüzde 90’ını alır.

Su kaynakları açısından oldukça zengin bir ülke olan Nepal için Narayani (Gandaki) nehri önemlidir. Nepal’in hidroelektrik enerji açısından oldukça potansiyelli bir ülke olduğunu ancak bundan yeterince faydalanamadığı düşünülmektedir.

Nepal’de doğal afetler sık yaşandığı Örneğin yaz musonu zamanında meydana gelen fırtınalar sellere ve toprak kaymalarına neden olduğu bunun tam tersi durumunun ise, zayıf bir muson şiddetli kuraklık ve kıtlığa neden olabildiği belirtilmiştir. Dağlık kesimde ise çığlar, yerleşim yerleri için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Diğer bir doğal afet türü ise depremdir. Nepal’de ortalama 75 yılda bir büyük deprem olduğu ifade edilmektedir.

Yazar bu kitabı 2008 yılında yazdığı için son büyük Nepal depremini 1934 yılı olarak geçmiştir. kitabın yazılışından 7 yıl sonra yani 25 Nisan 2015’te Nepal’de 7.8 büyüklüğünde (3) bir deprem meydana gelmiştir ve bu depremde en az 8 bin kişi hayatını kaybetmiştir. Ayrıca depremden bir süre sonra 12 Mayıs 2015’te bu sefer de 7.3 büyüklüğünde bir deprem daha yaşanmıştır.

Nepal’in Fiziki Haritası
Nepal Depremi. görsel (https://www.bbc.com/news/world-asia-32701385) ‘dan alınmıştır.
Everest Dağı

Bölüm III: Nepal Tarihi

Neolitik Çağ’dan (yazara göre M.Ö. 9.000) bu yana Nepal’de insanın var olduğu vurgulanmaktadır.  Kathmandu Vadisi civarında Gopala Hanedanının, Ahirala, Kirat Hanedanı, Buddha’nın mensup oldu Shakya Hanedanı gibi isimlerden söz edilmekte olup ‘’Aryan’’ ırkın Hindistan’dan Nepal’e M.S. 300-1200’e kadar göç ettiği ifade edilmektedir. Bu Aryan ırktan Liccavi, Hanedanı gibi bir hanedanın var olduğu ve 8. yüzyıldan 13. yüzyıla kadar varlığını sürdürmüş olduğu belirtilmektedir. Orta Çağ Nepal’inin diğer bir gücü ise 9. yüzyıl sonrası ortaya çıkan Newarlar olduğu bilinmektedir. Ayrıca Malla, Khasa, Gorkha gibi birçok yerel idarenin Nepal tarihindeki yerine değinilmektedir. 1742 senesi ise Modern Nepal Tarihinin başlangıcı olarak kabul ediliyor. Çünkü Britanya tehlikesine karşı modern silahlar satın alındı, askeriye modernleştirildi. Belki de askeriye de modernleşmenin bir sonucu olarak Nepalliler 1788-1791 arasında Tibet’i işgal ettiler ve ticaret yollarını kapattılar. Hindistan’daki İngilizler, Mançularla (4) düşman olmak istemedikleri için Nepal’den yana hareket etmediler ve 1792 senesinde gelindiğinde Nepalliler Tibet’ten çekildiler. Bundan sonraki süreçte ise Nepal tarihinin belki de en önemli ismine değinilmiştir: Jung Bahadur Rana (1817-1877). Rana Nisan 1850-Şubat 1851 atasında Büyük Britanya’ya seyahat etmiş, Britanya ile iyi geçinip bağımsızlığa ulaşmaya çabalarken aynı zamanda modern icatları, endüstrileşmeyi ve Avrupai hayatı yakından takip etmekteydi. Rana ayrıca Tibet’le oldukça kötü olan ilişkileri düzeltmeye çalıştı, 1856 yılında Hacılar üzerine bir antlaşma imzalandı.  Rana 1877 yılında öldü ve ölümü ardındaki süreç Nepal’de bir kargaşa ortamı yaratmıştı. Birinci Dünya Savaşı sırasında Nepal, İtilaf Devletlerinin yanında yer aldı. Bunun sonucunda 1923 yılında Nepal, Britanya ile barış ve dostluk antlaşması imzaladı. Bu antlaşmanın önemli bir sonucu Nepal’in bağımsızlığının garanti edilmesi olmuştur. Nepal’de bu yıllarda gerçekleşen bir diğer önemli gelişme 1920 yılında köleliğin kaldırılması olmuştur. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından birtakım diplomatik tanınma faaliyetleriyle uğraşan Nepal’in 1950-60’lı yıllarda kendi iç sorunlarıyla uğraştığı görülür.1960-90 arası Panchayat devri olarak bilinirken 90’lı yıllarda artan anti Panchayatçılık ve akabinde devletin, Maocularla 1996-2006 arasında ülkede bir iç savaş yaşadığına değinilmektedir.

Jung Bahadur Rana (1817-1877)

Bölüm IV: Nepal İnsanı ve Dili

2008 yılında yazılan bu kitap Nepal’in 29 milyon nüfusa sahip olduğunu belirtiyor. 2021 yılına gelindiğinde Nepal’in nüfusuna baktığımızda sayının halen 29 milyon olduğunu görmekteyiz(5). Bu 29 milyon nüfusun 40 ayrı etnik yapıdan oluştuğu yine tekrarlanmaktadır. İlk bölümde Nepal coğrafi olarak üç bölgeye ayrılmıştı. Bu bölümde de Nepal’de yaşayan farklı etnik halklar[1]bu üç bölgeye göre isimlendirildiği görülmektedir:

  1. Himalayalarda Yaşayanlar Nepal Halkları:

Thakaliler – Tamanglar- Sherpalılar

  • Tepe Bölgesinde Yaşayan Nepal Halkları

Kiratiler – Newarlar – Gurunglar – Magarlar – Brahminler- Chhettriler

  • Terai (Madhesh)

Tharular ve Maithililer

Kast sisteminin eskiden büyük yeri olduğu ve halen bugün izlerinin kaldığı Nepal’de 70 farklı dilin varlığına değiniliyor. Orandan yola çıkılarak Nepal’in ana dilinin %47 oranla Nepali olduğu, onu Maithali (%12) Bhojpuri, Tharu, Tamang, Newari, Magar, Awadhi  gibi ayrı etnik zümrelerin dillerinin takip ettiği belirtiliyor(6). Ayrıca 21. yüzyıl gereğince hükümet ve iş işlerinde İngilizcenin konuşulduğu belirtilmektedir.

Bu bölümde değinilen son konu dindir. 2006’ya kadar Nepal bir Hindu krallığı olarak geçtiği belirtilip (7), Hinduizmin Nepal’in ayrılmaz bir parçası olduğu görülmektedir. Hindu kültürüyle yakından ilintili olan Dashain bayramı Nepal’in en önemli bayramıdır. Budizm’de yine önemli olup daha önce de değinildiği gibi Budizm’in kurucu lideri Buddha’nın doğum yerini (Lumbini) toprakları içinde barındırmaktadır. Yazar değinmese de dinden bağımsız olarak ateizmin de Nepal topraklarında görüldüğüne değinilebilir (8).

Bölüm V: Politika

Nepal’in monarşiden demokrasiye geçiş süreci, Nepal Krallığının kendi içinde yaşanan sıkıntılar ve Maocularla 1996-2006 arası yaşanan iç savaşın sebep ve sonuçları izah edilmektedir. Yazara göre iç savaş sırasında 13.000 kişi yaşamını yitirirken, 100.000-150.000’e yakın insan yerinden oldu ya da göç etti. Bir diğer konu ise bulunan siyasi parti ve oluşumlar olmuştur. 1940’tan bu yana Nepal meclisinde, Nepali Kongre Partisi (sosyal demokrat), Leninist parti, Nasyonel Demokratik Parti ve diğer partilerin mevcudiyetine değinilmiştir.

Bölüm VI: Ekonomi

Nepal’in dünyanın en fakir ülkelerinden biri olduğuna ve Asya kıtasının en fakir ülkesi olduğuna değinilen bu bölümde, Nepal halkının %80’nine yakınının geçim kaynağının tarım olduğu ancak ülke topraklarının yalnızca %38’inin tarım ve çobanlığa katkı sağladığı ifade edilmektedir.  Bunun dışında Nepal’de madencilik (bakır, çinko, biraz altın) faaliyetlerine rastlanmaktadır. Bir diğer ekonomik faaliyet ise keresteciliktir. Ayrıca Nepal’in hidroelektrik güç açısından önemli bir potansiyeli bulunduğu belirtilip bu potansiyelden yeterince yararlanılmadığının kanaatine varılmıştır. Yine Nepal’in önemli bir geçim kaynağı 1950’den itibaren dağcıların her yıl Himalayalara gelip tırmanmalarıdır (genelde Everest en çok ilgi görenidir). Nepal’in en büyük ticari partnerinin Hindistan olduğu belirtilmekte olup ayrıca Amerika Birleşik Devletleri’yle olan ekonomik ilişkilere değinilmektedir.

Bölüm XVII: Nepal’in Bugünü (2008)

Bu bölümde Nepal’de toplamda 58 belediyeye sahip olduğu belirtilmekte birlikte Kathmandu, Lalitpur, Bhaktapur, Kirtipur,Janakpur Lumbini, Ilam, Muktinath, Namche Bazaar gibi şehirlerden bahsedilmektedir. Her bir şehri bir cümle ile ifade etmek gerekirse:

Kathmandu: Nepal’in başkenti olup, ülkenin politik, sosyoekonomik ve tarihi açıdan en önemli şehridir.

Lalitpur: Nepal’in üçüncü büyük şehri olup kuruluş tarihi oldukça eski bir döneme tarihlendirilmektedir (Kirat Hanedanı zamanı mö 700).

Bhaktapur: Nepal’in kültür ve sanat faaliyetleri ön plana çıkmış bir şehirdir.

Kirtipur: Askeri açıdan stratejik bir mevkidir.

Pokhara: Himalayalarda bulunur ve önemli ölçüde turist akınına uğrayan bir şehirdir.

Janakpur: Tarihi şehirlerden biri olan Janakpur’Da ülkenin ünlü tapınaklarından Janaki tapınağı bulunmaktadır.

Lumbini: Budizm’in kurucusu Buddha’nın doğum yeridir.

 Ilam: Çay (ülkedeki en iyi çay olabilir), süt, patates gibi ürünlerin üretimiyle dikkat çeken bir şehirdir.

Muktinath: 3.749 metrede yer alan bir şehirdir.

Namche Bazaar: Dağcılar için Nepal’deki en önemli şehirlerden biridir.

Bölüm XVIII: İleriye Bakış

Nepal’de pek çok problem yaşandığı, yaşanmaya da devam ettiğini ancak gelecek için umutlu olunduğu görülüyor.

Kitabı Nasıl Buldum?

Kitap genel hatlarıyla Nepal’in geçmişini ve bugününü anlatmaktadır. İçindeki bilgilerden sıkça faydalandığım ve birçok yeni şey öğrendiğimi belirtebilirim. Anlatımda sık sık tekrarlara başvurulmuş,  ancak ben bu yöntemi olumsuz bulmuyorum aksine kitapta tekrarlara başvurulup, okuyucunun belli ölçüde bilgilerini tazelemesi gerektiğini düşünüyorum. Hele ki böyle Nepal’e yönelik bir giriş kitabını bölge hakkında fazla bilgisi olmayan okurların okuyacağını düşünürsek, çoğu bilgiyle ilk kez karşılaşacağı için daha kolay unutması muhtemelken bu yöntemin belli bir ölçüde okuyucuya sunulması doğru olmuş. Olumsuz olarak gördüğüm iki nokta ise birincisi MÖ 1000’lerde etki ve idare alanı fazla olmayan yerel hanedanların sanki güçlü devletmiş gibi yüzlerce yıl sıkı idarecilermiş gibi gösterilmeleri ki Çin’deki Shang Hanedanı(MÖ 1600-MÖ 1045)’i devlet olarak görmüyorsak (9) Nepal’deki yerel idareleri hiçbir şekilde bu nitelikle tanımlayamayız. Diğer bir konu ise Himalayalar hakkında daha fazla bilgi verilmesini bekliyordum ancak bence oldukça kısa tutulmuş. Örneğin ‘’ en büyük 10 zirvesinin 8’i Nepal’dedir’ deniyor ancak bunların isimlerini söylemiyor. Kitap Nepal’i genel hatlarıyla tanımlayabilir ancak yine de Himalayalar olmasa Nepal ülkesinin dışarıya yansıyabileceği pek bir şeyi olmadığını düşünmekteyim. Bu yüzden biraz daha fazla bilgi sunulabilirdi.

Dipnotlar:

1: Edward Hetzel Schafer, The Golden Peaches of Samarkand, University of California Press, 1985, p.147, Ayrıca Türkçe çevirisi için bknz: Edward Hetzel Schafer, Semerkand’ın Altın Şeftalileri, Selenge Yayınları(Çev:Serkan Acar), 2020, s.236.

2-Kitap yalnızca ‘’dünyanın en yüksek 10 zirvesinin 8’i Nepal’dedir’’ demektedir. Zirvelerin isimlerini ben ekledim.

3-https://www.britannica.com/topic/Nepal-earthquake-of-2015

4-Çin’i, 1644-1912 arasında idare etmiş Han(Çin) kökenli olmayan yabancı bir hanedan.

5-https://www.worldometers.info/demographics/nepal-demographics/

6 Yazar ‘’Nepal’de 40 halk bulunuyor demesine rağmen bu bölümde hepsini tek tek açıklamamış ‘’Major and Minor Ethnic Groups’’ bakış açısıyla oranı nispeten yüksek olanları verdiği görülmektedir.

7-  Maocularla yaşanan İç Savaşın sonunda bu statüden vazgeçmek zorunda kalıp seküler bir devlet modeline geçildi. 2008 yılında da Krallık son buldu. Yani Hindu dininden aldığı gücün kaybı Nepal Monarşisi için sonun başlangıcıydı.

8-   Önce Maocularla yaşanan savaş, ardından pek çok komünist ya da sosyalist partinin Nepal’de olması bu konuda örnek olarak gösterilebilir. Şuan da da ülkede Komünist Parti iktidardadır.

9-Di Cosmo, Nicola, Wyatt J Don edited,  Political Frontiers, Ethnic Boundaries and Human Geographies in Chinese History, Routledge, 2005.

[1] Yazar ‘’Nepal’de 40 halk bulunuyor demesine rağmen bu bölümde hepsini tek tek açıklamamış ‘’Major and Minor Ethnic Groups’’ bakış açısıyla oranı nispeten yüksek olanları verdiği görülmektedir.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?