En Uzun Yüzyıl

İttifaklar Sistemi’nin Çözülmesi ve II. Wilhelm’in Weltpolitik Siyaseti

Alman İmparatorluğu’nu 1871’deki kuruluşundan 1918’deki yıkılışına kadar iki dönemde incelemek mümkün: 1871’den 1890’a kadar süren Bismarck dönemi ve 1890’dan 1918’e kadar süren II. Wilhelm dönemi. İki dönem arasında ise fazlasıyla belirgin farklar mevcut. Bismarck döneminde daha ihtiyatlı, sağlam ve müzakereler üzerine kurulu bir dış politika izlendiğini görürken II. Wilhelm döneminde ise daha agresif ve kaba […]

Avrupa’nın Büyük Komutanı: Napolyon Bonapart

15. ve 19. yüzyıllar arasındaki dört yüzyıl Avrupa tarihi için tam anlamıyla bir dönüm noktası olmuştur. Bu süreç Rönesans ve coğrafi keşifler ile başlamış, devrimler çağına kadar gelmiştir. Devrimler Avrupası’na geldiğimizde ise denizlerde Büyük Britanya, karada ise Fransa ve Rusya’nın üstünlüğü vardır. Fransız monarşisi Kral XIV. Louis’in döneminde sağlam temeller üzerine oturmaya başlamıştı ve Kardinal […]

Louis-Philippe’ten Paris Komünü’ne Fransız Devrimleri (1830-1871)

Giriş Büyük Fransız Devrimi ve akabinde gerçekleşen tüm devrimler dünya tarihini kuşku bırakmayacak şekilde derinden etkilemiştir. Öyle ki, Yeni ve Orta Çağların başlangıcı olarak kabul edilen hadiseler üzerinde genel olarak fikir birliği bulunamazken, Yakın Çağ’ın başlangıcı konusunda her tarihçi 1789 yılında mutabıktır. Fakat, gerçekleşen tek devrim 1789 Fransız Büyük Devrimi değildi. Hatta 1789 devriminin çoğu […]

Kentten Kırsal’a Devrim: Marx’ın Diyalektiği ve Troçki’nin Sürekli Devrim Teorisi

Giriş Genellikle Rus Devrimi’ni incelerken hep siyasi yanını inceleriz. Fakat konu Komünizm olunca meselenin teorik yanını incelememek, yaptığımız okumaları daima eksik ve sakat bırakacaktır. Teoriye girdiğimizde ise karşımıza paradoks gibi gözüken popüler bir mesele çıkıyor: Rus Devrimi. Denir ki; Marx, devrimin İngiltere gibi ileri-kapitalist ülkelerde başlayacağını söylemiştir. Ama devrim Rusya’da olmuştur, dolayısıyla Marx’ın teorisi çok […]

Beş Adımda Yunan İrredantizmi

29 Mayıs 1453’te Osmanlı Türkleri tarafından fethedilen Konstantinapolis, zamanının en ünlü şehri idi. Aynı zamanda bin yıldır süregelen bir imparatorluğun baş şehri, Greklerin ayakta kalan bu devletinin son parçası idi. Şehrin İstanbul’a dönüşümü ile Osmanlı’nın başkentinde yaşayan Rumlar yerinden edilmemiş hatta dini liderleri olan Patrik’e geniş yetkiler verilmişti. Türkler ile Rum tebaa yüzyıllarca huzur içinde […]