Dünya Savaşları

Rusya İmparatorluğu’nun Son Yılları ve Çöküşü

Rusya Çarlığı, 1547 yılında Korkunç Ivan’ın (Ivan Vasiliyeviç) Çar unvanı almasıyla başlayan süreçte, 1721 yılında Çar I. Petro tarafından Rusya İmparatorluğu’nun kurulmasıyla son bulmuştu. Bu yazımızda,  1721’den 1914 yılına dek var olan İmparatorluk Rusya’sının son yirmi yılına ışık tutarak, çözülmeyi hızlandıran siyasi, iktisadi, toplumsal dinamikleri inceleyeceğiz. Bu dinamikleri incelerken, iki ana sav üzerinden gitmekte fayda […]

İkinci Dünya Savaşı’nda ve Öncesinde Türkiye’nin Askeri Durumu

1923’te kurulan Cumhuriyet, siyasi bağımsızlığını ekonomik bağımsızlıkla da taçlandırmak istemiş ve bunun için çeşitli adımlar atmıştır. Ancak Cumhuriyet’i kuran kadroların büyük çoğunluğu asker kökenli olduğu için mali ve iktisadi konularda istenilen başarıyı gerçekleştirememişlerdir. Bu nedenle yıllık büyüme rakamları çoğunlukla pozitif olsa da, hedeflenen ”kendi kendine yetebilir” ülke mümkün olmamıştır. 1930’dan itibaren uygulamaya konulan devletçilik de […]

Birinci Dünya Savaşı: Batı Cephesi ve ABD’nin Savaşa Dahil Olması

19.yy, binlerce yıllık dünya tarihinin baştan tekrar yazıldığı, diplomasi ve savaşlar açısından çok verimli bir yüzyıl olmuştu. Napolyon gibi bir imparator ile başlayan yüzyıl, devamında Bismarck ve Benjamin Disraeli gibi muazzam diplomatlarla devam etmiş ve günümüz siyasi dünyasının temelini oluşturmuştu. Hepsinden önemlisi bu yüzyıl, kendisinden sonra gelecek olan, ve dünyanın kaderini tayin edecek olan 20. […]

Otuz Yıl Savaşları ve Devlet Çıkarının Önemi

Augsburg Barışı (1555) ile yeni bir döneme giren Avrupa, din savaşlarını bitirmiş görünüyordu. Augsburg’da ”Cujus Regio, Ejus Religio” yani ”Kimin Bölgesi, Onun Dini” anlayışı benimsenmişti. Ancak bu barış kısa sürecekti. Özellikle Alman coğrafyasının parçalanmış yapısı çok ciddi bir kırılma yaratabilirdi. Nitekim savaş orada patlak verecektir. Kutsal Roma İmparatoru II. Rudolf’un, Bavyera Kralı I. Maximilianus’tan Katolikliği […]

Arapların Birinci Dünya Savaşı’ndaki Durumu

Son günlerde yakından takip ettiğimiz tarih gruplarında/sitelerinde Arapların ihaneti ile alakalı yine bir sürü fikir, tez ve yazılar ortaya atıldı. Ben de bu yazıda bildiklerimi, özellikle de nüfus özelinden tarafsız bir şekilde yorumlamak istiyorum. Öncelikle nüfustan başlayalım. Bazı gönderilerde 200 milyon nüfustan, 100 milyon nüfustan bahsedildi. Bunlar tamamen hikayedir. Böyle bir şey yoktur. Her bir yanı […]