Türk ve İslam Tarihi

Göktürklerde Kapgan Kagan (Mo-Ço) Dönemi (692-716)

Kapgan Kağan Öncesi Göktürklere Umumi Bir Bakış (630-692) 630 senesinde Çin’de T’ang Hanedanı hüküm sürüyordu. Bu T’ang Hanedanı, Göktürklerin hürriyetlerini kaybettirmiş ve Türk ilini kağansız bırakmakla yetinmeyip Türk töresini yok etmek için gayret sarf etmişlerse de başarılı olamamıştır. Göktürklerin hürriyetlerini kaybetmelerinin üç ana sebebini Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu şöyle açıklamaktadır:[1] 1) Devlet ve idare adamlarının […]

16.Yüzyıl Şair Tezkireleri

Özet Şairlerin hayat hikâyelerinden söz edip, eserlerinden örnekler verme şeklinde gelişen “şuarâ tezkireciliği”, ilk olarak İslam tarihçiliğinde Hz. Peygamberin hayat ve faaliyetlerinin incelenmesi ile başlamıştır. 12. yüzyıl sonlarına kadar Arapça olarak devam eden bu gelenek, müteakip yüzyıldan itibaren yerini Farsça örneklere bırakmaya başlamıştır. Farsça’da türün ilk örneğini Lübâbü’l-elbâb (y.1221) adlı eseriyle, Muhammed el-Avfî verdi. Avfî’den […]

Bir Jön Türk Portresi: Süleyman Askeri

19. asrın son çeyreğinde doğmuş, İttihat ve Terakki çatısı altında, istibdat rejimine karşı mücadele etmiş, II. Meşrutiyet’i ilan ettiren, Hareket Ordusuyla 31 Mart irticai isyanını bastıran, Trablusgarp’ta, Balkan Harbi’nde ve Cihan Harbi’nde daha sonra da Kurtuluş Savaşı’nda çarpışarak, imparatorluğun küllerinden, yeni bir Türk devleti yaratan soylu altın neslin, Jön Türklerin göz bebeğiydi; Süleyman Askeri! Süleyman […]

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

Tezkire yazarlarının ittifakı ile asıl adı Muhammed olup lakabı Celâleddîn’dir. “Mevlânâ” unvanıyla anılması;  Şeyh Sadreddin Konevî’nin, bir gün sohbetleri esnasında Mevlânâ” diye hitap etmesi üzerine başlamıştır. “Mevlânâ” sözcük anlamı itibariyle “efendimiz” demektir. Mevlânâ’nın “Rumi” diye şöhret kazanması da doğum yeri olan Afganistan sınırları içinde olan Belh şehrinden ayrıldıktan sonra uzun süren bir seyahatin ardından, Konya’ya […]

Kazım Karabekir Mandacılığa Nasıl Çıkışmıştı?

Kazım Karabekir, Osmanlı’nın son dönemlerinde ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında, önemli bir rol oynar. Hatta kilit rol oynuyor desem, mübalağa yapmış olmam. Milli Mücadele döneminde, Batı cephesinin daha çok anlatılmasından olsa gerek, Kazım Karabekir de Doğu cephesinde kaldığı için, biraz örtülü kalır İnkılap Tarihinde. Milli Mücadele döneminde oluşan fikir akımlarında, mandayı zorunlu çare olarak görenler de […]