Gündem

Bir Şansölyenin Öyküsü: Angela Merkel

İkinci Dünya Savaşı sonrasında iki devletli bir yapıya sahip olan Almanya, bütün bir Soğuk Savaş dönemi boyunca 1961 yılında inşa edilen Berlin Duvarı’nın belirlediği gergin ve sert atmosferin etkisinde kalmıştır. Öyle ki Doğu ve Batı olarak iki farklı devletin varlığı siyasal ve toplumsal alanın düzenleyici unsuru haline gelirken, aynı toprakların farklı kutupları arasında yaşamını sürdüren […]

Türkiye ile AB Arasında Tesis Edilen Gümrük Birliği’nin Hikayesi

1991 yılında Andrew Moravcsik, “Negotiating the Single European Act: national interest and conventional statecraft in the European Community” adlı makalesinde Tek Avrupa Senedi’nin imza sürecini tartıştığı makalesinde ilk kez dile getirdiği liberal hükümetlerarasıcılık, Avrupa bütünleşmesini açıklamak için özel olarak sentezlenmiş bir kuramdır. Söz konusu kuramın yükselişe geçtiği dönemde Türkiye ile Avrupa Birliği arasında bir Gümrük […]

Bir Bilirkişi Portresi “Benim Uzmanlık Alanım Değil!”

GİRİŞZaman, belki de üzerine en fazla anlam biçilen bir soyut kavramdır. Zamanın insanca varoluşuna verilen değere rağmen, insanların genelinin zamanlarını oldukça boşa harcandığı görülmekte ve onların hayıflanmaları işitilmektedir. Hayıflanmalar ve şikayetlenmelerle yaşayan insan türünün varlığı uzun süredir olağan bir duruma gelmiştir. Bu yazıda zamanının kıymetiyle yaşayan, zamanı bir şeye ayırıp, çoğu şeyden mahrum olan memnuniyetsiz […]

16. Yüzyıla Damgasını Vuran 2 Aşk Hikayesi

VIII. Henry ve Anne Boleyn “Zaman gelecek ben Anne Boleyn” (Le Temps Viendra Je Anne Boleyn) “Bir adam kardeşinin karısını alırsa bu kirliliktir. O kardeşinin mahremini açmıştır. Çocukları olmayacaktır.” Leviticus 20:21 1520’lerin ortalarına gelirken Kral Henry’nin aklını en çok meşgul eden cümleler bunlardı. Henry bir kral figürü olarak kusursuz sayılırdı. Yakışıklı, uzun boylu atletik yapılıydı. […]

Tarihçiler Neden Aynı Zamanda Coğrafyacı Olmalı?

Öncelikle Bir Türkiye Gerçeği Türkiye’de tarih bölümü sayısı oldukça fazla olmakla beraber bölüme alınan öğrenci sayısı da aynı şekilde fazladır. Ancak niceliğin çok olması, niteliğinde yüksek olacağı anlamına gelmiyor. Hocalarıyla özel münasebeti olan öğrencileri kenara bırakırsak, zaten her dönem 100’den fazla öğrencisi olan tarih bölümünde olan bir öğrencinin önceliği ortalamasını yüksek tutmasıdır. Bu temel problemi […]