A – Gözden Kaçanlar

Tarihçiler Neden Aynı Zamanda Coğrafyacı Olmalı?

Öncelikle Bir Türkiye Gerçeği Türkiye’de tarih bölümü sayısı oldukça fazla olmakla beraber bölüme alınan öğrenci sayısı da aynı şekilde fazladır. Ancak niceliğin çok olması, niteliğinde yüksek olacağı anlamına gelmiyor. Hocalarıyla özel münasebeti olan öğrencileri kenara bırakırsak, zaten her dönem 100’den fazla öğrencisi olan tarih bölümünde olan bir öğrencinin önceliği ortalamasını yüksek tutmasıdır. Bu temel problemi […]

Beş Adımda Yunan İrredantizmi

29 Mayıs 1453’te Osmanlı Türkleri tarafından fethedilen Konstantinapolis, zamanının en ünlü şehri idi. Aynı zamanda bin yıldır süregelen bir imparatorluğun baş şehri, Greklerin ayakta kalan bu devletinin son parçası idi. Şehrin İstanbul’a dönüşümü ile Osmanlı’nın başkentinde yaşayan Rumlar yerinden edilmemiş hatta dini liderleri olan Patrik’e geniş yetkiler verilmişti. Türkler ile Rum tebaa yüzyıllarca huzur içinde […]

16 ve 18. Yüzyıl Arasında Siyasal Bir Etki Mekanizması Olarak Halifelik ve Papalık Kurumlarının Niteliksel Bir Karşılaştırılması

1.Halifelik Kurumunun Tarihsel Gelişimi Osmanlı İmparatorluğu’nun yüzyıllar boyunca önemli bir dini kurumu olarak varlığını sürdürmüş olan halifelik kurumunun kökeni ve temeli, imparatorluğun kuruluş döneminin son yıllarına kadar dayanmaktadır. Bu önemli kurum, devlet yapılanmasında dini bir mekanizma olarak ortaya çıkması ile birlikte, kimi zaman devletin siyasi kararlarının alınmasında da etkili bir kurum haline gelmiştir. Halifelik kurumunun […]

Musevi Hazarlar

GİRİŞ Doğuda Hazar Denizi’nden, batıda Tuna nehrine kadar uzanan, Altay bozkırlarının bir nevi devamı niteliğindeki Karadeniz’in kuzeyindeki bozkırlar tarih öncesi ve tarihi devirlerde birçok kültüre ve kavime ev sahipliği yaptı. Bu bozkırın Orta Çağ’da ki ev sahipleri ise hiç şüphesiz tarihin her devrinde kendini gösteren ve büyük siyasi teşekküller kuran Türklerin bir kolu olan Hazarlardır. […]

1525 Alman Köylü Savaşı

Avrupa tarihi, uzun yıllar boyunca onlarca din ve mezhep çatışmalarına tanıklık etmiştir. Şüphesiz bu çatışmaların en büyüğü, reform hareketiyle başlayan ayrışma sürecinde yaşanmıştır. Gerek Otuz Yıl Savaşları, 1555 Augsburg Barışı öncesi savaş durumu ve gerekse Karşı Reform gibi olaylar, bu ayrışma süreci içerisinde bahsedilen başlıca çatışmalar olmuştur. Ancak herkesin unuttuğu, hakkında üç-beş satır dışında pek bir […]