Edebiyat

16.Yüzyıl Şair Tezkireleri

Özet Şairlerin hayat hikâyelerinden söz edip, eserlerinden örnekler verme şeklinde gelişen “şuarâ tezkireciliği”, ilk olarak İslam tarihçiliğinde Hz. Peygamberin hayat ve faaliyetlerinin incelenmesi ile başlamıştır. 12. yüzyıl sonlarına kadar Arapça olarak devam eden bu gelenek, müteakip yüzyıldan itibaren yerini Farsça örneklere bırakmaya başlamıştır. Farsça’da türün ilk örneğini Lübâbü’l-elbâb (y.1221) adlı eseriyle, Muhammed el-Avfî verdi. Avfî’den […]

Kitap Kritikleri: ”Bir Dinazorun Anıları” Mina Urgan

İngiliz Dili ve Edebiyatı profesörü Mina Urgan’ın “Bir Dinozorun Anıları” adlı kitabı 2002 yılından itibaren yayımlanan biyografi türündeki en başarılı kitabı sayılabilir. Mina Urgan kitabında 1920’li yıllardan 1998 yılına kadar olan süreçteki öz yaşam öyküsünü anlatırken İstanbul’un geçirdiği,  kültürel, siyasal ve sanatsal değişimini de gözler önüne seriyor. Eserin içeriğindeki konuları tasnif edecek olursak; Mina Urganın […]

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

Tezkire yazarlarının ittifakı ile asıl adı Muhammed olup lakabı Celâleddîn’dir. “Mevlânâ” unvanıyla anılması;  Şeyh Sadreddin Konevî’nin, bir gün sohbetleri esnasında Mevlânâ” diye hitap etmesi üzerine başlamıştır. “Mevlânâ” sözcük anlamı itibariyle “efendimiz” demektir. Mevlânâ’nın “Rumi” diye şöhret kazanması da doğum yeri olan Afganistan sınırları içinde olan Belh şehrinden ayrıldıktan sonra uzun süren bir seyahatin ardından, Konya’ya […]

Harf Devrimi Tartışmaları

 Türkler, göçebe yaşamaları ve farklı halklarla sürekli iletişim içinde olmaları neticesinde tarih boyunca birçok alfabeyle dillerini yazıya dökmüşlerdir. Modern Türk alfabesi dışında, bu kullanılmış ya da kullanılan alfabelerden bilinenler; Orhun-Rünik alfabe, Brahmi yazısı, Uygur-Soğd alfabesi, İbrani alfabesi, Kumanların kullandığı Latin alfabesi (CodexCumanicus)[1], Yunan alfabesi, Mani yazısı, Ermeni-Mesrop yazısı, Gürcü-Kartvel yazısı, Kiril-Slav yazısı ve Arap alfabesidir. […]

Cemil Meriç ve ‘’Bu Ülke’’

Biyografisi ‘’Kimim ben? Hayatını, Türk irfanına adayan, münzevi ve mütecessis bir fikir işçisi.’’[1] Asıl adı Hüseyin Cemil olan Cemil Meriç, 12 Aralık 1916’da Hatay’ın ilçesi Reyhanlı’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Hatay’da tamamlamasının ardından İstanbul’da bulunan Pertevniyal Lisesi’ne kayıt olan Meriç, bu okulu bitirmesinin ardından İstanbul Üniversitesi’nde Felsefe eğitimi aldı. Üniversiteyi başarıyla bitiren Meriç, memleketi Hatay’a dönerek bir süre […]