Balkanlar

Beş Adımda Yunan İrredantizmi

29 Mayıs 1453’te Osmanlı Türkleri tarafından fethedilen Konstantinapolis, zamanının en ünlü şehri idi. Aynı zamanda bin yıldır süregelen bir imparatorluğun baş şehri, Greklerin ayakta kalan bu devletinin son parçası idi. Şehrin İstanbul’a dönüşümü ile Osmanlı’nın başkentinde yaşayan Rumlar yerinden edilmemiş hatta dini liderleri olan Patrik’e geniş yetkiler verilmişti. Türkler ile Rum tebaa yüzyıllarca huzur içinde […]

Fetret Devrinde Osmanlı (1402-1413) ‘Fasıla-i Saltanat’

GİRİŞ Yaklaşık 600 yıllık bir devlet olan Osmanlı İmparatorluğu, Kuruluş Dönemi’nin hemen başlarında Anadolu’da izlediği siyaset ile teşkilat ve toprak bakımında kısa sürede hatırı sayılır bir bölgeye sahip olmuş, ardından cihat ideolojisinin getirdiği politika ile Orhan Gazi ve I. Murad dönemlerinde Rumeli’ye ayak bastırmıştır. Rumeli’de ayak bastığı andan itibaren gayet planlı bir şekilde ilerlemiş, Rumeli’de […]

Metternich ve Viyana Kongresi

Metternich’in Kişiliği ve ‘’Metternich Çağı’’ Metternich’in başrolü oynadığı olayları tanımlamak, gerçekleştirdiği diplomatik görüşmeleri kâğıda dökmek ile Almanya’nın, İtalya’nın ve Avusturya İmparatorluğu’nun uluslararası ilişkilerini etkileyen politikalarını değerlendirmek, aslında XIX. yüzyılın ilk yarısında Avrupa’nın tarihini yazmaktan başka bir şey değildir.[1] XIX. yüzyılın ilk yarısı genellikle tarihçiler tarafından ‘’Metternich Çağı’’ olarak tanımlanır. Napolyon Savaşları’nın son yıllarında ünü artmaya […]

Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nu Birinci Dünya Harbi’ne Götüren Süreç

Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun 1815 Viyana Kongresi ile oluşan düzenden sonra en büyük amacı, Balkanlar üzerinde hâkimiyet kurmak olmuştur. 19. yüzyılın son çeyreğine kadar Osmanlı Türklerinin hâkimiyetinde kalan Balkanlar, aynı zamanda Rusya’nın da elde etmek istediği hâkimiyet alanlarından biriydi. Esasında bölge halklarının büyük çoğunluğu Slav ırkından olup, Ortodoks mezhebini benimsemişti. Bu detay, Rusya’nın Balkanlara karşı hamlelerini meşrulaştırmak […]

Rumeli’nin Elden Çıkışı ve Abdülhamid Han Payitaht Yolunda

İslam dünyası, Osmanlılardan önce Roma İmparatorluğunu Bilâd-ı Rum veya Memleketü’l Rum olarak tanıyordu. Selçuklularla birlikte Türk hakimiyetine geçen Anadolu’da Rum ismi vaktiyle Bizans idaresinde bulunmuş olan Anadolu’yu gösteren coğrafi terim olarak kullanılmaya başlandı[1]. 12. yüzyıldan itibaren Anadolu’dan geçen Batılı gezginler Anadolu’ya; Turquemenie veya Turquie, Bizans İmparatorluğu’na tabii yerlere Romanie veya Romania demeye başladılar. Kısa süre […]