XII. ve XIII. Yüzyılda Aristoteles’in Yeniden Keşfi


Orta Çağ felsefesinin doğuşu, Batı Roma İmparatorluğu’nun çöküş tarihi olan 476’yla çakışan Orta Çağın başlangıcından neredeyse bir yüzyıl önce başlar.[1] Orta Çağın başlangıcındaki felsefi duruma göz atacak olursak, Orta Çağın ilk döneminde felsefe adına Batı’nın elinde ancak Platon’un ‘Timaios diyalogu” ve Aristoteles’in birkaç eseri vardır. Erken Orta çağ’da hâkim olan felsefe, Yeni-Platoncu renk taşıyan bir Hristiyan felsefesi iken, bu felsefe İlk çağ felsefesinden Skolastik felsefe ile ayrılır. Skolastik, okul; “medrese bilimi” anlamına gelir (Latince schola = okul); çünkü bu dönemin felsefesi gerçeği aramaktan çok, okul ve manastırda öğretilen bilgilerden ibarettir. Bu dönemde manastır okullarında ‘yedi özgür sanat’ denilen şu dersler okutulur: Gramer, astronomi, müzik, hitabet, diyalektik (mantık), aritmetik, geometri. Bu öğretimin tacını da, doğal olarak teoloji oluşturur. Skolastiğin amacı araştırma değil, eğitim ve öğretimdir. Yani Orta çağ felsefesinin skolastik, yani bir okul sistemi olduğunu söyleyebiliriz. Bunun için Orta Çağ filozofları kendilerini araştırıcı değil, öğretmendir. Çünkü Orta Çağ filozofları gerçeğe zaten sahip olduklarını düşünürler. Bunun için de ayrıca gerçeği aramaya gerek görmezler. Onlara göre gerçek, aslında dinin dogmalarındadır. Yapılacak tek şey, bu dogmaları bir sistem halinde düzenlemek ve kavranabilecek bir duruma getirmektir. Sistemleştirilen dogmalar, daha sonra okulda gençlere bilgi olarak aynen aktarılır. Batıda bu felsefe eğitimi manastır okullarında yapılmaktadır ve hocalar da rahiplerdir. [2]

Asıl konumuz olan Aristoteles’e gelirsek… Batı Roma İmparatorluğunun merkezinde barındırdığı Katolik Kilisesi için önemi neydi? Aristoteles’in Hristiyan temellerine etkisi yüzyıllar önce ölmüş bir filozofa göre nasıldı?

Tarihsel olarak Hristiyan geleneği ağır bir şekilde Aristoteles’in ahlak felsefesini kendi ahlaki söylemleri için temel kavramlarına dayandırırlar. Ama Aristoteles’in kavramları gittikçe daha az modern teoloji içinde kendine yer alır. Bu nedenle Roma Katolik Kilisesi kendi inançlarınca Aristotelesçi Teolojik Doktrin Formülasyonunu karakterize etmeye başlar. Hristiyanlık felsefi ve ahlaki bir zeminde Aristoteles’i kendine göre karakterize ederek ondan yararlanır.[3] Bu noktada Aristoteles’in temel etkilerinden biri eserlerinin kalıcı ve yaygın etkisidir. Bu etki büyüyüp yayılır. Boethius’un, Kategoriler ve Yorum Üzerine tercümeleri bu konuda çok önemli bir etki sahibidir. Fakat diğer mantık eserlerinin kullanımı 12. yüzyılın ikinci yarısına kadar kullanılamaz.[4]

Boethius’un hemen doğmasından önce önemli bir düşünür olan Augustinus[5]‘un zamanına gelindiğinde, Aristoteles’in ünü ciddi şekilde azalmış durumdadır. Bunun temel nedeni de Yunancanın unutulmuş, Aristoteles eserlerinin hiçbirinin Latince’ye çevrilmemiş olmasıdır.[6] Bu noktadan geriye bakınca Boethius öncesi kilise için Aristoteles’in ne olduğunu, Aristoteles’in Boethius’tan önce unutulmaya başladığını anlıyoruz. O zaman Boethius’un çevirilerinin nasıl bir etkisinden bahsedebiliriz?

Ortaçağdaki Aristotelesçi düşünürlerin başında, Aristoteles’in eserlerinden yaptığı tercümeler ile mantık alanındaki yorumlarıyla ve müzik alanındaki teorileriyle kendisinden sonraki skolastisizme hayat verecek düşüncelere kaynaklık eden kişidir. Boethius son kilise babalarından biridir ve Aristoteles mantığından önemli bir bölümü Latinceye çevirir. Bu bölüm Logica Vetus (Eski Mantık) olarak bilinir. (12. yüzyılda yapılan Aristoteles çevirileri ise Logica Nova (Yeni Mantık) olarak adlandırılmıştır.).[7] Boethius, Aristoteles ve Platon’un eserlerini tercüme eder ve bunlar üzerine yorumlar yazmakla kalmayıp kısa denemeler ve monografiler yazar. Bu sayede Boethius’un Ortaçağın ünlü tümeller meselesinin ortaya attığı söylenir.[8] Boethius’un çevirdiği kitaplar: Kategoriler, Yorum Üzerine, Birinci Çözümlemeler, Topikler, Sofistik Deliller.[9] Boethius kendini felsefenin zenginliklerini batıya kazandırmaya adar. Platon’un ve Aristoteles’in tüm çalışmalarını Latince’ye çevirerek bu iki filozofun eserlerindeki temel uyumu yorumlayarak göstermek en büyük isteklerindendir.[10]

Boethius’un bir bilim adamı olarak iki amacı vardır: Aristoteles’in ve Platon’un tüm eserlerini Latince’ye çevirmek ve iki filozofun eserleri ve özellikle Hristiyan kontekstinde yayımlanmış çalışmalar ile felsefi süper-sistem yaratmak. İki amaç hususunda da başarısız olur ama onun değerli çalışmaları Orta Çağ entelektüel hayatının genelinde rotayı belirler. Porphyrios’un İsagoge yani Aristoteles’in Kategorilerine Giriş eserini Latinceye çevirir. Neredeyse Avrupa’nın sonraki 600 yıl içerisinde ki özellikle mantık konusunda ki tüm bildikleri Boethius’tan meydana gelir.[11] Yunanca’nın yaygın olarak bilinmemesi ve araştırmalardaki çöküş dönemi, klasik kültürün “yeniden keşfedildiği” 13. yüzyıla kadar felsefe üzerine sayısız metnin kaybolup gitmesine yol açar. Erken Orta Çağda Aristoteles’le ilgili bilgiler Boethius’tan[12] gelir bu yüzden önemlidir. [13] Libera, Avrupa’nın Aristoteles’e ve Platon’a verdiği değeri anlatmak için eserinde “Batı, Orta Çağı, Aristoteles’in eserlerinin bütününü geç tanıdı, Platon’un eserlerini tamamen göz ardı etti.”[14] der.

Aristoteles’in etkisinden sadece Batı’da olduğunu söyleyemeyiz. Hristiyanlık ve İslamiyet’in ortak düşünsel kökenleri vardır. Büyük Helenistik bilgi mirasına İslam dünyasında verilen değer pek bilinmez. Müslümanlar Aristoteles’in, Platon’un ve onların izleyicileri Stoacıların, Pythagorasçıların ve Yeni-Platoncuların yapıtlarını derinlemesine incelemişlerdir. Dikkatli bakıldığında bunların etkisi rahatça görülebilir. Bazı Geleneksel Müslüman ekolleri bugün bile Aristoteles’e “muallim-i evvel” olarak değinirler. Müslümanlar, Yunanların matematik ve astronomideki başarılarını çok daha ileriye götürürler. Müslümanlar klasik uygarlığın bu büyük mirasını özümserler ve buna değer verdikleri için, onu kendi yarattıklarını da ekleyerek Batı’ya geçirirler. Aslında, hangi ölçekte olduğu tartışılsa da, Orta Çağ Avrupa’sı Arap-İslam dünyasından derinden etkilenir. [15]

İslam’ın bilime verdiği önemi Eco, Orta Çağ eserinde bize şöyle aktarır. “9. yüzyılın başında da Halife el-Memun (786-833) Bağdat’ta Beytü’l Hikme’yi (Hikmet Evi) kurar. İskenderiye’deki ünlü kütüphaneden ilham alınarak yaratılan bu yerde âlimler harıl harıl çalışıp özel anlaşmalarla Bizans İmparatorluğu’ndan elde edilen Yunan el yazmalarının tercümelerini gerçekleştirirler; bu metinlerin arasında Platon’un, Aristoteles’in ve başlıca yorumcularının eserleri vardır. Hikmet Evi’nde ağırlanan âlimler hem Müslümanların yönetimindeki Doğu’da hem de birkaç yüzyıl sonra Latinlerin yönetimindeki Batı’da bilim alanında büyük etki sahibi olur.”[16] Hikmet Evi’nin başına getirilen Yahya bin Maseveyh’in Yunanca’ya hâkim biri olması da bu kuruma verilen önemi gösterir.[17]

Aristoteles’in çalışmalarının İslam Felsefesi üzerindeki etkilerine bakacak olursak İslam gelişiminin en önemli isimlerinden biridir.[18] Emevilerin düşüşünden 80 sene sonra Arapça konuşan dünya, Aristoteles’in yanısıra birçok önemli alimin eserlerinin Arapça tercümelerine sahip olmuş bulunuyordu. Tercüme faaliyetinin bu devri iki bölümdür. Abbasilerin iktidara gelişinden Me’mun’un tahta çıkışına kadar devam eden 1. bölümde, oldukça fazla sayıda eser, Hristiyanlar, Yahudiler ve İslâmiyet dışındaki dinlerden birçok eserin çevirisi tercümanlar tarafından yapılır. Me ‘mun ve hemen onu takip edenlerin idaresindeki 2.bölümde, tercüme faaliyeti, esas itibariyle Bağdat’ta yeni kurulan Hikmet Evi’nde toplanır. Sistemli bir şekilde Arap tercümanlar tarafından tercüme faaliyetleri devam ettirilir.[19]

İbn’ün Nedim, sistematik ve kurumsal anlamdaki çeviri faaliyetlerinin başlangıcını efsanevi bir hikâyeye dayandırır. Hikâyeye göre “Abbasî halifesi Memûn, bir gece rüyasında Aristoteles’i görür. Ona, “güzel olan nedir?” diye sorar; filozof  “akla göre güzel olandır” cevabını verir. Sonra “akla göre güzel olan nedir?” diye soran Halife “dine göre güzel olandır” ve nihâyet üçüncü olarak “halka göre güzel olandır” cevâbını alır. Bu olayın ardından verilen emir ile bir heyet yönetiminde İstanbul’dan birçok kitap getirtilir ve Halîfe felsefe, mantık, geometri, aritmetik, astronomi, tıp ve mûsikî ile ilgili bu eserlerin derhal Arapça’ya çevrilmesini emreder. Böylece sistematik ve kurumsal anlamda tercümeler başlar.”[20] Artık Platon’un önemli Diyaloglar’ı, Aristoteles’in Politika hariç tüm eserleri, Plotinus ve Proclus’a ait bazı teolojik metinler, felsefe tarihleri tıp, astronomi ve coğrafyada Ptolemaeus, fizik ve mekanikte Archimedes ve Heron’un eserleri ve daha niceleri çevrilmeye başlar.[21]

Aristoteles’in İslam Dünyasında etki bıraktığı en mühim iki isme geçmeden önce Aristoteles ve onun eserleri üzerine çalışmalar yapan diğer bazı önemli isimleri zikretmemiz gerekir. Abdul-Mesih b. el-Himsi Aristoteles’in Sofistik Deliller” ve “Fizik” adlı eserlerinin çeviricisidir. Aristoteles’e ait olduğu iddia edilen ünlü Teoloji”nin de çeviricisi de yine bu kişidir. Yine başka mühim bir isim: Kosta İbn Lükaa Filozof Aristoteles’in Fiziki üzerine yorum yazmış ve yine diğer Yunan âlimleri üzerine çalışmalar yapar.[22]

Orta Çağ Hıristiyan düşüncesi üzerindeki etkileri açısından en önemli iki Müslümandan biri Yeni-Platoncu düşünceleri Hristiyan sufilerce neredeyse yenip yutulan, teknik donanımından da Aquinas’tan Duns Scotus’a kadar bir dizi bilim adamının yararlandığı İbn Sina[23], diğeri Aristoteles’e ilişkin yazdıkları 16. yüzyıl sonuna kadar araştırma ve tartışma kaynağı olan İbn Rüşd’dür.”[24] Gördüğümüz filozoflar arasında Aristoteles en etkili figürdür. İbn Sina da İbn Rüşd de Aristoteles’i ilk öğretmenleri olarak kabul eder. [25]

İslam Dünyasında Aristoteles konusunda ki en önemli isimlerdendir İbn Sina. Mantık, tıp, matematik, fizik ve metafizik konusunda uzman çok yönlü bir filozoftur. Onun felsefi düşünceleri Yeni-Platoncu etkiyle beraber Aristotelesçi prensiplere dayanır. Metafizik, psikoloji, mantık ve kozmoloji üzerine birçok eseri bulunur. Felsefi çalışmalarının yanı sıra birçok tıbbi eseri de bulunur.[26] Özellikle epistemoloji ve metafiziğinde Yeni-Platoncu öğretileri benimsediği için hiçbir şekilde Aristotelesçi diye nitelenemeyecek olup, oldukça geniş kapsamlı bir sistem meydana getiren İbn Sina’nın, şu halde ilk büyük başarısı Aristoteles felsefesiyle Platonik felsefenin kusursuz bir sentezini oluşturmuş olmasıdır.[27]

İbn Sina felsefe hakkında kapsamlı şekilde 2 temel ve çok büyük eser yazmıştır. Bunların ikisi de 12 bölümdür ve ikisi de günümüzde kayıptır. İlki bir komisyona bağlı olarak gençliğinde yazdığı ve komşusu Baraqi tarafından bahsedilen “Kullanışlı ve Geçerli (Felsefe)” adlı Aristoteles’in eserlerini yorumladığı eserdir. İkincisi ise Aristoteles’in tüm eserlerinin “Zorlu Bölümlerini” detaylı bir şekilde anlattığı içinde kuşkulu Aristoteles Teolojisi eseri de bulunan “El İnşaf” isimli 1029 tarihli eserdir.[28] Felsefe tasnifi ana çizgileriyle Aristoteles’ten beri süregelen mantık, doğa bilimi, matematik ve metafizik veya mantık, tabiat ve metafizik şeklindeki bilimler sınıflaması içinde görülse de içerik olarak mutlak bir otoriteye bağlı kalmayıp gerektiğinde öncekilerin başarılarını belirterek onlardan saygıyla söz eder. Ayrıca kendinden önceki filozof ve mantıkçılar Aristoteles’in Organon‘u üzerinde çeşitli çalışmalar yapmışlarsa da onun bütün bölümlerini tek bir metin içinde inceleyen İbn Sina’dır.”[29]

Diğer bahsetmemiz gereken İslam Dünyasının önemli önemli Aristoteles yorumcusu İbn Rüşd’tür. 1169 yılında İşbîliye kadılığına tayin edilen İbn Rüşd, hükümdarın isteği doğrultusu ile Aristoteles’in eserlerini incelemeye başlar. Aristoteles’in mantık külliyatına incelemeler yazdığı gibi bu alanda müstakil eserler de kaleme alan İbn Rüşd, klasik Aristoteles yorumcularının ve Müslüman filozofların mantıkla ilgili çalışmalarından da faydalanmak suretiyle ortaya koyduğu incelemeler oldukça değişik bir metot geliştirmiştir.  İbn Rüşd, Aristoteles’i kendi anladığı gibi değil Muallim-i Evvel kendisini nasıl anlatmışsa o şekilde anlayıp yorumlamaya çalışır. Öncelikle Aristoteles’in görüşlerini ve bu görüşlerin dayandığı ilkeleri belirler, ardından bu ilkeler doğrultusunda filozofun görüşlerini yorumlar. Bu bakımdan yazdığı incelemelerde gerçek bir Aristotelesçi gibi davranmaya özen gösterir. Yunan filozofa adeta hayran olan İbn Rüşd, felsefe denmeye layık görüşlerin sadece Aristoteles’in görüşleri olduğunu düşünür.[30] Gök küreleri sistemine dayalı Aristotelesçi bakış açısını savunur.[31]

Belkide Aristoteles’in en önemli İslami takipçisi İbn Rüşd olur. Batılı kaynaklarda Averroes olarakta bilinen İbn Rüşd. El-Kindi, Farabi, İbn Sina gibi kendinden öncekilerin marjinal olduklarından dolayı dışlandıklarını bilse de yine de Yunan felsefesine ve Aristoteles mantığına inanır. Kur’an ve kesin ayetler kelimesi kelimesine okunmamalı ve metaforik olarak yorumlanmalıydı. Onun mühim yorumları “Latin Averroism” akımının 13.yüzyılda oluşmasını ve Aristoteles’in Avrupa’da iyi anlaşılmasını sağlar.[32]  Sevilla kadısı olan İbn Rüşd’ün kaderi de aykırı düşünceleri nedeniyle acılı olur. Akılcı doktrini heretik ilan edilir. Batı’da Aristotelesçilik ile İbn Rüşdçülük entelektüel ilericilik simgesi sayılsa da, İbn Rüşd’ün eserleri kendi ülkesinde yakılır ve kendisi Lucena’ya sürgüne gönderilir.[33]

Fakat bu olanlara rağmen İbn Rüşd Batıda hakkettiği değeri görür. “Tehafütü’t Tehafüt” dışında ki özgün eserleri Batı’da tercüme edilmediyse de, Aristoteles’in eserlerini konu alan incelemelerinin sayısız Latince versiyonu söz konusudur. Aristoteles’in metninin Arapça tercümesi, her inceleme önsavlara bölünür ve her sav İbn Rüşd tarafından “Aristoteles şöyle dedi” cümlesi ile başlar ve doktrin ile ilgili sorunlar ele alınır.”[34] (Aşağıdaki bu liste İbn Rüşd’ün sadece Aristoteles üzerine yaptığı çalışmalardır.)

Aristoteles yorumcusu İbn Rüşd’ün Aristoteles hakkındaki incelemeleri şöyle verilebilir;

  1. Şerh el-Kebir lî Kitab el-Nefs lî Aristutâlis (Aristoteles’in Nefis Kitabı’nın Büyük Yorumu)
  2. Şerh Kitâb Aristutâlis fî el-Semâ ve el-‘Âlem (Aristoteles’in Gökyüzü ve Evren Kitabının Yorumu)
  3. Şerh Kitâb el-Burhân lî Aristutâlis (Aristoteles’in Burhan Kitabı’nın Yorumu)
  4. Şerh Kitâb el-Kıyâs lî Aristutâlis (Aristoteles’in Kıyas Kitabı’nın Yorumu)
  5. Şerh Kitâb el-Nefs lî Aristutâlis (Aristoteles’in Nefis Kitabı’nın Yorumu)
  6. Telhîs Kitâb Aristoteles fî el-Cedel (Aristoteles’in Cedel Kitabının Özeti)
  7. Telhîs Kitâb el-‘İbare lî Aristutâlis (İbare Kitabının Özeti)
  8. Telhîs Kitâb el-Ahlâk lî Aristutâlis (Aristoteles’in Ahlak Kitabının Özeti)
  9. Telhîs Kitâb el-Âsâr el-Ulviyye (Yüce Yapıtlar Kitabının Özeti)
  10. Telhîs Kitâb el-Burhân lî Aristutâlis (Aristoteles’in Burhan Kitabı’nın Özeti)
  11. Telhîs Kitâb el-Hâss ve el-Mahsûs (Duyum ve Algı Kitabının Özeti)
  12. Telhîs Kitâb el-Hitabe lî Aristutâlis (Aritoteles’in Retorik Kitabı’nın Özeti)
  13. Telhîs Kitâb el-Kevn ve el-Fesâd lî Aristutâlis (Aristoteles’in Oluş ve Bozuluş Kitabı’nın Özeti)
  14. Telhîs Kitâb el-Kıyas lî Aristutâlis (Aristoteles’in Kıyas Kitabı’nın Özeti)
  15. Telhîs Kitâb el-Ma’kûlât lî Aristutâlis (Aristoteles’İn Kategoriler Kitabı’nın Özeti)
  16. Telhîs Kitâb el-Nefs lî Aristutâlis (Aristoteles’İn Nefis Kitabı’nın Özeti)
  17. Telhîs Kitâb el-Safsata lî Aristutâlis (Aristoteles’in Safsata Kitabı’nın Özeti)
  18. Telhîs Kitâb el-Semâ el-Tabiî (Gökyüzü Üzerine Kitabının Özeti)
  19. Telhîs Kitâb el-Semâ ve el-‘Âlem lî Aristutâlis (Aristoteles’İn Gökyüzü ve Evren Kitabının Özeti)
  20. Telhîs Kitâb el-Şi’r lî Aristutâlis (Aristoteles’in Şiir Kitabı’nın Özeti)
  21. Telhîs Kitâb Mâba’de’t-Tabî’a (Metafizik Kitabının Özeti)
  22. Telhîs Mantıki Aritutâlis (Aristoteles’in Mantık’ının Özeti) [35]

İslam’da Aristoteles’in üzerine çalışma yapan bahsetmek istediğim son kişi Farabi’dir. Farabi kazandığı şöhretten dolayı Aristoteles’den sonra “Muallim-i Sani” unvanıyla anılmıştır. “Sen mi daha bilgilisin, Aristoteles mi?” diye soranlara, “Eğer Aristoteles’e yetişseydim onun en seçkin talebelerinden olurdum” der Farabi. Aristoteles’e ait Ruh Üzerine’nin kenarına kesretten kinaye olarak, “Ben bu kitabı yüz defa okudum” diye yazar, yine Aristoteles’in Fizik adlı eseri için. “Ben bunu kırk defa okudum. yine de okumak ihtiyacını hissediyorum” der. Direkt Aristoteles’i işlediği 3 eseri vardır.

  • Felsefetü’l Aristotalis Aristoteles’in ahlak ve siyaset dışındaki eserlerinin bir kritiğidir.
  • El-Cem Beyne’r Re’yeyn el-Hakimeyn; Eflatun ile Aristoteles’in görüşlerini uzlaş­tırmak amacıyla kaleme alınan eserdir.
  • El-İbane’an Garazi i Aristotalis Fi Kitabi Ma’ba’de’t-tabi’a; dört sayfa tutan bu risaleyi Aristoteles’in Metafizika adlı eserini tanıtmak amacıyla kaleme almıştır. Aristoteles’in İkinci Çözümlemeler ile Ruh Üzerine eserinde söz konusu ettiği akıl kavramı üzerinde durarak bu gücün nasıl soyutlama yaptığını. bilginin aşama aşama nasıl meydana geldiğini anlatır.”[36]

12. yüzyıla geldiğimizde ne oldu veya ne değişti? Bahsettiğimiz kaybın ardından yeni bir olay ve devamında gerçekleşen hareket yeni bir yol açtı. Bunun için Reconquista’nın [37] sonuçlarına bakmalıyız:  Murabıtlar’ın Endülüs’e gelişlerine kadar özellikle Kastilya krallığı ile Reconquista hareketi ivme kazanır ve pek çok Endülüs toprağı Hristiyanlarca ele geçirilir. Bunların önemlileri Mecrit (Madrid 1083) ve Tuleytula’dır (Toledo 1085).[38]

Toledo Hristiyanlarca ele geçirildiğinde burada olan bir isimin çalışmaları Aristoteles’in yeniden keşfi için bir dönüm noktası olur. Bu olayın ardından bu ünlü şehrin kütüphanelerinde çalışma şansına nail olan İtalyan araştırmacı Cremonalı Gerardo sayesinde Arapça metinlerin yeniden keşfi hızlanır. Batı dünyası Toledo’da, Gerardo sayesinde o zamana kadar varlıklarından haberdar dahi olmadığı bir hazine bulunur. Toledo Kütüphanesi’nin tozlu raflarında Yunanca’dan Arapça’ya çevrilmiş ama Batı dünyasında hiç bilinmeyen Aristoteles’in Fizik; Eukleides’in ve Büyük Yunan Hekimi Galenos’un eserleri bulunur. [39] Gerardo özellikle Aristoteles üzerine çalışmalar yapar. Aristoteles’in İkinci Çözümlemeler, Fizik, Gökyüzü Üzerine, Oluş ve Bozuluş Üzerine ve Meteoroloji’nin ilk üç kitabını tercüme eder. [40]Ayrıca 12. yy’da Gerardo’nun çalışmalarına paralel olarak Henricus Aristippus ve Iacobus Venetus sayesinde Aristoteles’in eserleri Yunanca aslından da tercüme edilmeye başlanır.[41]

Gerardo ile birlikte bu işe öncülük yapan ve bahsedilmesi gereken diğer mühim 2 isimin ilki Venedikli James’tir. Sofistik Deliller, İkinci Çözümlemeler, Fizik, Ruh Üzerine, Akıl Üzerine, Hayatın Uzunluğu ve Kısalığı Üzerine, Gençlik Üzerine, Nefes Üzerine, Ölüm Üzerine ve Metafizik eserlerini batı edebiyatına kazandırır. Bahsedeceğimiz diğer isim olan Pisa’lı Burgundio ise Oluş ve Bozuluş Üzerine, Nikomakhos’a Etik’in ilk üç kitabının çevirisi ile Aristoteles çevirilerine katkıda bulunurken Galenos başta olmak üzere diğer Yunan âlimlerin eserlerini de çevirir.[42]

Üstünde durulması gereken diğer bir isim ise 1175-1235 yılları arasında yaşamış olan Michael Scotus’tur.[43] Erken Ortaçağda Aristoteles eserleri onun çevirileri sayesinde daha anlaşılır hale gelir. Scotus sadece Aristoteles’in eserlerini çevirmekle kalmamış, İbn Rüşd ile İbn Sina’nın eserlerini de batı edebiyatına kazandırmıştır. İbn Rüşd’ün Batı Hristiyan Edebiyatında İslam Edebiyatından daha önemli olmasının sebebi Scotus’un çevirileridir.[44] Tabi ki M. Scotus’un yolu da Toledo’ya düşmüştür. Toledo’ya ilk gelişi 1217 yılına denk gelir. 1220 yılında ilk temel Aristoteles çevirisi olan Hayvanlar Üzerine adlı eseri çevirir.[45] Toledo’da ayrıca Scotus Aristoteles’in Gökyüzü Üzerine ile Yerküre Üzerine eserleriyle İbn Rüşd’ün değişik incelemelerini batı dünyasına kazandırmıştır.[46] Aristoteles’in zooloji alanında ki çevirilerine öncü olan Scotus ayrıca yine Oluş ve Bozuluş Üzerine ve Ruh Üzerine ile Fizik eserlerinin incelemelerini çevirmiştir. Yani Aristoteles’in Arap yorumcularının ve zooloji çalışmalarının Batı’ya tanıtılması Scotus sayesinde başlar.[47][48] Aynı Scotus gibi Moerbeke’li William ile Thomas Aquinas ve Albertus Magnus da Aristoteles üzerine çalışmalar yaparlar Gerardo’nun ardından gelen Scotus’u diğer çalışmalarla onlar takip ederler.

Albertus Magnus, Aristoteles’in eserlerini 1240 yılında Paris’te bulunduğu sırada tanır. Bu eserlerden o kadar etkilenir ki bu eserlerin içindeki bilimi açıklamaya karar verir. Zamanla yalnızca Aristotelesçi bilimi değil, Aristoteles’in mantık, matematik, ahlak, siyaset ve metafizik anlayışını da açıklar. Bu çalışmaları sırasında Aristoteles’in yanıldığını düşündüğünde de bunu belirtmeyi seçer. Nitekim dönem âlimlerinin çoğunun yaptığı gibi Aristoteles’in yanılmaz olduğunu düşünme hatasına düşmez. Bu çalışmaları ile o kadar başarılı olur ki bazı âlimlerce ünlü İslam yorumcuları ve hatta Aristoteles ile aynı seviyeye yükseltilir. Bu başarıları nedeniyle “Doctor Universalis” ismi de yakıştırılır ona. Gözleme dayalı bilgiyi savunurken nesnelerin doğasının araştırılması gerektiğini belirtir.[49] Yaptığı çalışmalarda amacı şu kelimeler ile açıklanabilir: Latinlere Aristoteles’in düşüncelerinin tamamını çeşitli yazarlardan bilgilerden bir liste oluşturmak yerine anlatma ve yorumlamadır.[50] Magnus ayrıca Gökyüzü Üzerine ve İkinci Çözümlemeler eserlerinin çevirisini yapıp incelemeler yazmıştır.[51]

Moerbeke’li William ile Thomas Aquinas ise birlikte yazmamız gereken 2 isim olarak değerlendirilebilir. Thomas Aquinas, Aquino Kontunun oğlu olarak 2.Frederik’in Napoli Üniversitesinde 6 yıl öğrenim gördükten sonra Dominiken olarak Köln’e gider ve Aristotelesçiliğin başını çeken âlim Albertus Magnus’un öğrencisi olur. Köln ve Paris’te eğitim görür. Kendinden öncekiler gibi Aristoteles hakkında yetkin bir âlim oldu. İlerleyen zamanlarda Paris Üniversitesi İlahiyat kürsüsünün başı olan Thomas, İbn Rüşd’ün Aristoteles görüşüne karşıt bir tutum sergiler. Kilisenin Platoncu değil Aristotelesçi bir görüş içerisinde olmasının savunur. Tüm çalışmaları içinde tamı tamına 11 adet Aristoteles’e ait eser incelemesi bulunur. Nitekim Aristoteles’e verdiği önemi yazdığı incelemelerinin yanısıra en önemli eseri sayılan Summa Theologiae(Teolojiye Dair) eserinde de açıkça görürüz.[52] Arkadaşı William Yunanca’dan yaptığı çeviriler ile hem Aristoteles yorumları yazar hem de Thomas’a yardımcı olur. 1260 yılında William Politika adlı Aristoteles eserini Latince’ye çevirir.[53] 1268’de ise Proclus’un Teolojinin Ögeleri (Elementa Theologiae) adlı eserini çevirmesi Aristoteles’in Liber De Causis(Nedenler Kitabı) adlı eserinin kaynağının bu eser olduğunun anlaşılmasını sağlar. [54] William sayesinde Arap aracılığı olmadan direkt orijinal dilinden çeviriler yapılma şansı yakalanır.[55] William’ın Aristoteles üzerine çalışmalarını yazmak için ayrı bir paragraf yapmamız lazım bu çalışmaların yanına kendisi 24 adet [56]Aristoteles eseri ve incelemesi tercüme eder. Bunları yazmak çok uzun olacağından burada tek tek yazmıyorum ve diğer önemli şahsiyete geçiyorum.

13.YY’da tavan yapan bu aydınlanma içerisinde Lincoln Papazı olan Robert Grosseteste Aristoteles çevirmenliği ve yorumculuğu yapar. Kendisi Oxford Üniversitesinin ilk rektörü olarak da bilinir. Ayrıca Roger Bacon’ın öğretmenidir. Nikomakhos’a Etik, Bölünmeyen Hatlar ve Gökyüzü Üzerine eserlerini çevirir ve Fizik eserini yorumlayıp incelemeler yazar. Ayrıca günümüze ulaşan bazı kaynaklarda Birinci Çözümlemeler eserinin tefsirinin de ona ait olduğunu belirtilir.[57] Nitekim Aristoteles’in etkileri onun ışık ve dünyanın şekli hakkındaki düşüncelerinde açıkça görülür. Sadece Aristoteles’in değil İbn Sina ve İbn Rüşd’den de derin bir şekilde etkilenir.[58] İkinci Çözümlemeler incelemesi ise onun kıta çapında saygınlık ve ün kazanmasını sağlar. Bu çalışması tüm ortaçağ boyunca âlimler tarafından kullanılır. Bu eserin incelemesini yapan batıdaki ilk âlimdir.[59]

Hermannus Alemannus(Alman Hermann) bu çeviriler esnasında Aristoteles’in Poetika, Ethikler ve Retorik eserlerini ve onların incelemelerini batı dünyasına kazandırır. Ayrıca İbn Rüşd’ün çalışmalarıyla da derinden ilgilenir. Nikomakhos’a Etik adlı eserinin bir incelemesi olan Summa Alexandrirum eseri onun çalışmaları arasında en ünlü olanıdır.[60] Hermannus ile aynı dönemde Napoli civarında faaliyette bulunan Guilelmus de Luna’da Kategoriler ve Yorum Üzerine eserlerine yaptığı çeviriler ile katkıda bulunur.[61]

13. yüzyılın sonuna gelirken ise bahsetmemiz gereken diğer bir Ockham’lı William diyebiliriz. Gerçekleşen yoğun çeviri faaliyetlerine William; Kategoriler, Yorum Üzerine ve Sofistik Deliller eserlerine yazdığı açıklamalar ile katkıda bulunur. Ayrıca Aristoteles’in Fizik eseri üzerine de açıklama yazarken bu eserde bulunan soruları incelediği ayrı bir eser yazar. William en önemli Aristoteles çalışmasını ise en önemli eseri sayılan Summa Logicae(Mantığın Temeli) adlı eseri 1.bölüm Kategoriler, 2.bölüm Yorum Üzerine ve 3.bölüm ise sırayla İkinci Çözümlemeler, Topikler ve Sofistik Deliller eserleri üzerine mantıksal incelemelerini aktardığı bir yapıttır.[62] William bu dönemde ki baş rakibi olarak gösterilen Duns Scotus ise Aristoteles’in Sofistik Deliller, Kategoriler ve Ruh Üzerine eserlerini inceler. Özellikle Metafizik eserinden çıkardığı sorular üzerine yazdığı kitabı olan Aristoteles’in Metafiziği Hakkında Sorular(Quaestiones super libros Metaphysicorum Aristotelis) eseri mühimdir.[63]

Bahsetmeden geçemeyeceğim son isim ise John Buridan’dır. 13. yüzyılın sonunda doğan Buridan, Buridan Eşeği çalışması ile bilinir. Buridan tüm kariyerini Aristoteles’i ve mantığını anlamaya adar. Kendisi Organon’un 8 kitabı üzerine de incelemeler yazmıştır. 14. yüzyılın için bazılarınca en mühim filozofu kabul edilirken ilerleyen yüzyıllara da etkisi büyük olmuştur. [64]

Sonuç olarak 12.YY ve sonrasında artan metinlerin dolaşımı ve kazanımı Latin kültürünün canlanmasını sağlar. Yeni bilgilerin, yorumların ve paradigmaların aktarılmasını sağlar.[65] Aristoteles’in yeniden kazanımının etkisini şöyle açıklayabiliriz: Bu çeviriler ortaçağ üniversitelerinde temelde mantık ve doğa felsefesinin ortaya çıkmasını sağlar. Mantık ve Doğa Felsefesi dersleri bu çeviriler sayesinde Batı üniversitelerine girer ve 450-500 yıl boyunca Avrupa üniversitelerinde okutulur. Aralarında Paris, Oxford gibi üniversitelerin başını çektiği bu ortamda Aristoteles’in eserlerinin ve düşüncelerinin yayılması eğitim programlarının merkezini oluşturur.[66] Aslında bu çeviri hareketleri Batı dünyasının uyanmasına ve XIII. yüzyıl Rönesans’ının oluşmasına zemin hazırlar. Merak, akıl yürütme ve Aristoteles ‘in bütün Logica Nova’sı (Yeni Mantık) Boethius’un eseri olan Logica Vetus’a (Eski Mantık) eklenir. [67] Bu şekilde gelişen Batı edebiyatında ilerleyen yüzyılda gerçekleşen Rönesans’ın da en önemli yazarı Aristoteles olur.[68]

Aristoteles üzerine çalışmalar yapan ve burada bahsetmediğimiz birkaç isim şunlardır: Pierre Abelard, Giovanni Di Fidanza, J.Scottus Erigena, Anselmus, El-Gazali, El-Kindi, Roscelinus, Gilbert De La Poree, Chartres’li Bernard, Brabant’lı Siger, Roger Bacon.

Aristoteles’in İsmi Geçen Eserleri

  • Organon – Organon
  • Categoriae – Kategoriler
  • De Interpretatione – Yorum Üzerine
  • Analytica Priora – Birinci Çözümlemeler
  • Analytica Posteriora – İkinci Çözümlemeler
  • Topica – Topikler
  • De Sophisticis Elenchis – Sofistik Deliller
  • Physica – Fizik
  • Politica – Politika
  • De Caelo – Gökyüzü Üzerine
  • De Mundo – Yerküre Üzerine
  • De Generatione et Corruptione – Oluş ve Bozuluş Üzerine
  • Meteorologica – Meteoroloji
  • De Anima – Ruh Üzerine
  • De Mundo – Dünya Üzerine
  • De Animalibus – Hayvanlar Üzerine
  • Liber De Causis – Nedenler Kitabı
  • Poetica – Poetika
  • Ethica Nichomechea – Nikomakhos’a Etik
  • De Memoria – Akıl Üzerine
  • De Longitudine et Brevitate Vitae – Hayatın Uzunluğu ve Kısalığı Üzerine
  • De Iuventute – Gençlik Üzerine
  • De Respiration – Nefes Üzerine
  • De Morte – Ölüm Üzerine
  • Metapyphysica – Metafizik
  • De Lineis Insecabilibus – Bölünmeyen Hatlar
  • Ethica – Ethikler
  • Rhetorica – Retorik

– Atakan Çiçek

 

[1] Umberto Eco, Ortaçağ, Alfa Yay. Çev: Leyla Tonguç Basmacı, Nisan 2014, s.338.

[2] Ernst von Aster, İlkçağ ve Ortaçağ Felsefe Tarihi(2005),İM Yay. Çev.: Vural Okur,s.380-381.

[3] Charlie Ritch, The Possibility Of A Christian Appropriation Of Aristotle’s Ethical Philosophy, Aporia Vol.14 No.1,2004, s.1.

[4] Charles H.Haskins, Studies in the History of Medieval Science, Harvard Uni. Press (1924), s.223.

[5] https://plato.stanford.edu/entries/augustine/

[6] John Langone, Bruce Stutz,Andrea Gianapoulos, Bilimin 4000 Yıllık Resimli Serüveni, NTV Yay. çev. Duygu Akın, Nisan 2008, s.244.

[7] Doğu-Batı Düşünce Dergisi, Sayı:33, Ortaçağ Aydınlığı, Zeki Özcan, Ortaçağ’da Birey ve Bireyleşme s.26

[8] Ahmet Cevizci, Ortaçağ Felsefesi Tarihi, Asa Yay. 2000, 3.Baskı, s.83.

[9] Robert Pasnau, The Cambridge History Of Philosophy, Cambridge Uni Press 2010, s.832.

[10] The Cambridge History Of Medieval Philosophy, Vol. 1 ed. Robert Pasnau, Cambridge Uni. Press 2010,s.77.

[11] Clifford R. Backman, The Worlds of Medieval Europe, Oxford Uni. Press, 2003, s.80.

[12] https://global.britannica.com/biography/Anicius-Manlius-Severinus-Boethius

[13] Umberto Eco, Ortaçağ, Alfa Yay. Çev: Leyla Tonguç Basmacı, Nisan 2014, s.352.

[14] Alain de Libera, Ortaçağ Felsefesi, Dost Yay. çev. Işık Ergüden, Ankara, Ağustos 2013 s.13

[15] Francis Robinson, Cambridge Resimli İslam Ülkeleri Tarihi, Kitap Yay. Mayıs 2006, İstanbul, Çev. Zülal Kılıç,s.21

[1]6 Umberto Eco, Ortaçağ, Alfa Yay. Çev: Leyla Tonguç Basmacı, Nisan 2014, s.416

[17] De Lacy O’leary, İslam Düşüncesi ve Tarihteki Yeri, Ankara Üni. İlahiat Fk. Yay. Çev. Hüseyin Yurdaydın, Yaşar Kutluay,1971, s.76,

[18] Catarina Belo, Chance and Determinism In Avicenna And Avorroes, Leiden: Brill, 2007,s.6

[19] De Lacy O’leary, İslam Düşüncesi ve Tarihteki Yeri, Ankara Üni. İlahiat Fk. Yay. Çev. Hüseyin Yurdaydın, Yaşar Kutluay,1971, s.72-76

[20] İbnü’n-Nedîm, el- Fihrist, s. 301. Ayrıca bkz. Eyüp Tanrıverdi, ‚Arap Kültüründe Çeviri Çalışmaları ve Huneyn B. İshak Ekolü‛, Divan Disiplinlerarası Araştırmalar Dergisi, Sayı:23. 2007/2.

[21]Mehmet Ulukütük, İslam Düşüncesinde Tercüme Faaliyetleri: Hermeneutik ve Bibliyografik Bir Katkı, İ.Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi Güz 2010/ 1(2), s.258.

[22] Henry Corbin, İslam Felsefesi Tarihi 1, İletişim Yay. çev. Hüseyin Hatemi, 8. Baskı 2010 İstanbul, s.53-57.

[23] Ahmet Cevizci, Ortaçağ Felsefesi Tarihi, Asa Yay. 2000, 3.Baskı, s.140(İbn Sina hakkında bilgi için)

[24] Francis Robinson, Cambridge Resimli Islam Ülkeleri Tarihi, Kitap Yay. Mayıs 2006, İstanbul, Çev. Zülal Kılıç,s.23

[25] Catarina Belo, Chance and Determinism In Avicenna And Avorroes, Leiden: Brill, 2007,s.9

[26] Talip Kabadayı, Aristotle And Avicenna In Terms Of The Theory Of Intellects, U.Ü. Fen-Edebiyat Fak. Sosyal Bilimler Dergisi Yıl: 7, Sayı: 10, 2006/1, s.15

[27]Ahmet Cevizci, Ortaçağ Felsefesi Tarihi, Asa Yay. 2000, 3.Baskı, s.141

[28] Dimitri Gutas, The Stanford Encyclopedia of Philosophy, Stanford University, Avicenna, 2016, s.7.

[29] Diyanet İslam Ansiklopedisi, Ali Durusoy, İbn Sina Maddesi, s.322-324.

[30] Diyanet İslam Ansiklopedisi, İbn Rüşd Maddesi, H. Bekir Karlıağa s.257-262..

[31] Umberto Eco, Ortaçağ 2, çev. Leyla Tonguç Basmacı, Alfa Yay. Eylül 2014 s.339.

[32] Clifford R. Backman, The Worlds of Medieval Europe, Oxford Uni. Press, 2003, s.236.

[33] Umberto Eco, Ortaçağ 2, çev. Leyla Tonguç Basmacı, Alfa Yay. Eylül 2014 s.133

[34] Umberto Eco, Ortaçağ 3, s.328, , Alfa Yay. çev. Leyla Tonguç Basmacı, Temmuz 2015

[35] Hüseyin Gazi Topdemir, İbn Rüşd, Say Yay. 2013, s.36-38

[36]  Diyanet İslam Ansiklopedisi, Mahmut Kaya, İbn Sina Maddesi, s.146-158

[37] Lütfi Şeyban, Reconquista – Endülüs’te Müslüman-Hıristiyan İlişkileri, İz Yay. İstanbul 2003, s.75.

[38] Lütfi Şeyban, Reconquista – Endülüs’te Müslüman-Hıristiyan İlişkileri, İz Yay. İstanbul 2003, s.86

[39] S.W.Bauer, Rönesans Dünyası, Alfa Yay. çev. Mahmut Moralı, Aralık 2014, s.67-68.

[40] Umberto Eco, Ortaçağ 3, Alfa Yay. çev. Leyla Tonguç Basmacı, Temmuz 2015, s.344.

[41] Umberto Eco a.g.e. s.340-341

[42] Robert Pasnau, The Cambridge History Of Philosophy, Cambridge Uni Press 2010, s.793-800

[43] Albrecht Classen, Handbook of Medieval Culture V1, 2015 Berlin, De Gruyter

[44] Bertrand Russell, A History of Western Philosophy, Touchstone Pub. 1967, s.433

[45] Charles Homer Haskins, The Renaissance of the Twelfth Century, Harvard Uni. Press 1971, s.287

[46] Ahmet Cevizci, Ortaçağ Felsefesi Tarihi, Asa Yay. 2000, 3.Baskı, s.204

[47] Umberto Eco, Ortaçağ 3, Alfa Yay. çev. Leyla Tonguç Basmacı, Temmuz 2015, s.342

[48] Robert Pasnau, The Cambridge History Of Philosophy, Cambridge Uni Press 2010, s.793-795

[49] Colin A. Ronan, Bilim Tarihi, Tübitak Aralık 2003, çev. Ekmeleddin İhsanoğlu – Feza Gunergun, s.289

[50] Umberto Eco a.g.e. s.318

[51] Robert Pasnau, a.g.e. s794-814

[52] Edt. Brian Davies, The Oxford Handbook Of Aquinas, Oxford Uni. Press 2012, s.534

[53] Bertrand Russell, A History of Western Philosophy, Touchstone Pub. 1967, s.453

[54] Dag Nikolaus Hasse, Influence of Arabic and Islamic Philosophy on the Latin West, March 2014 Version, Stanford Uni. Encyclopedia of Philosophy

[55] Umberto Eco, Ortaçağ 3, Alfa Yay. çev. Leyla Tonguç Basmacı, Temmuz 2015, s.346

[56] Robert Pasnau, The Cambridge History Of Philosophy, Cambridge Uni Press 2010, s.793-797

[57] Neil Lewis, Robert Grosseteste, May 2013 Version, Stanford Uni. Encyclopedia of Philosophy

[58] Amelia Carolina Sparavigna, Robert Grosseteste’s thought on Light and Form of the World, International Journal of Sciences, 2014, Volume 3, Issue 4, Pages 54-62

[59] Neil Lewis, a.g.e.

[60] Charles Haskins, Studies İn Medieval Science, Cambridge-Harvard Press 1924, s.16

[61] Umberto Eco a.g.e. s.345

[62] Claude Panaccio, Stanford Uni. Encyclopedia of Philosophy, Jun 25, 2015

[63] Thomas Williams, Stanford Uni. Encyclopedia of Philosophy, Jan 12, 2015

[64] Jack Zupko, Stanford Uni. Encyclopedia of Philosophy, Feb 3, 2014

[65] Umberto Eco, a.g.e. s.348

[66] F.Rukancı & H.Anameriç,Ortaçağ’da İlk Üniversiteler, Felsefe Dünyası 2004/1 39.sayı, s.176

[67] J.Le Goff, Ortaçağ’da Entelektüeller, Ayrıntı Yay. Çev: Mehmet Ali Kılıçbay, s.35

[68] Sandra Sider,Handbook to Life in Renaissance Europe, Oxford Uni. Pub. 2005, s.128

 

KAYNAKÇA

  1. Susan Wise Bauer, Ortaçağ Dünyası, çev. Mehmet Moralı, Alfa Yay. Nisan, 2014.
  2. Susan Wise Bauer, Rönesans Dünyası, Alfa Yay. çev. Mehmet Moralı, Aralık, 2014.
  3. Umberto Eco, Ortaçağ 1, Alfa Yay. çev. Leyla Tonguç Basmacı, Nisan, 2014.
  4. Umberto Eco, Ortaçağ 2, Alfa Yay. çev. Leyla Tonguç Basmacı, Eylül, 2014.
  5. Umberto Eco, Ortaçağ 3, Alfa Yay. çev. Leyla Tonguç Basmacı, Temmuz 2015.
  6. Umberto Eco, Ortaçağ 4, Alfa Yay. çev. Leyla Tonguç Basmacı, Kasım 2015.
  7. Charles H.Haskins, Studies in the History of Medieval Science, Harvard Uni. Press, 1924.
  8. Charles H.Haskins, The Rise of Universities, Cornell University Press 1957.
  9. Charles H.Haskins, The Renaissance of the Twelfth Century, Harvard Uni. Press 1971.
  10. Charles H.Haskins, Studies İn Medieval Science, Cambridge, Harvard Press 1924.
  11. Diyanet İslam Ansiklopedisi(www.islamansiklopedisi.info)
  12. britannica.com
  13. Doğu-Batı 33.Sayı, Ortaçağ Aydınlığı, Ağustos-Eylül-Ekim 2005.
  14. Stanford University Encyclopedia of Philosophy
  15. The Cambridge History Of Medieval Philosophy, Vol. 1 ed.Robert Pasnau, Cambridge Uni. Press 2010.
  16. Jordanes, The Gothic History of Jordanes çev. C. Christopher Mierow 1915, book 46,
  17. Jack Arnold, The Fall of Rome – Early Church History, part 16, IIIM Magazine Online, Volume 1, No 30, September 1999.
  18. Robert Pasnau, The Cambridge History Of Philosophy, Cambridge Uni Press 2010
  19. Le Goff, The Birth of Europe, Blackwell Pub 2005.
  20. Le Goff, Medieval Civilization(400-1500), Blackwell Pub 1992.
  21. Clifford R. Backman, The Worlds of Medieval Europe, Oxford Uni. Press, 2003.
  22. Catarina Belo, Chance and Determinism In Avicenna And Avorroes, Leiden: Brill,
  23. Albrecht Classen, Handbook of Medieval Culture V1, De Gruyter Press, 2015 Berlin.
  24. Bertrand Russell, A History of Western Philosophy, Touchstone Pub. 1967.
  25. Le Goff, Ortaçağ’da Entelektüeller, Ayrıntı Yay. Çev: Mehmet Ali Kılıçbay 1994.
  26. 26.   Sandra Sider, Handbook to Life in Renaissance Europe, Oxford Uni. Pub. 2005.
  1. Brian Davies, The Oxford Handbook Of Aquinas, Oxford Uni. Press 2012.
  2. Ernst von Aster, İlkçağ ve Ortaçağ Felsefe Tarihi, Çev. Vural Okur, İM Yay. 2005.
  3. Charlie Ritch, The Possibility Of A Christian Appropriation Of Aristotle’s Ethical Philosophy, Aporia Vol.14 No.1,2004.
  4. John Langone, Bruce Stutz, Andrea Gianapoulos, Bilimin 4000 Yıllık Resimli Serüveni, NTV Yay. çev. Duygu Akın, Nisan 2008.
  5. Ahmet Cevizci, Ortaçağ Felsefesi Tarihi, Asa Yay. 2000,3.Baskı.
  6. Alain de Libera, Ortaçağ Felsefesi, Dost Yay. çev. Işık Ergüden, Ağustos 2013 Ankara.
  7. Francis Robinson, Cambridge Resimli İslam Ülkeleri Tarihi, Çev. Zülal Kılıç, Kitap Yay. Mayıs 2006, İstanbul.
  8. De Lacy O’leary, İslam Düşüncesi ve Tarihteki Yeri, Ankara Üni. İlahiyat Fk. Yay. Çev. Hüseyin Yurdaydın, Yaşar Kutluay,1971.
  9. Mehmet Ulukütük, İslam Düşüncesinde Tercüme Faaliyetleri: Hermeneutik ve Bibliyografik Bir Katkı, İ.Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi 2010.
  10. Abdulhalik Bakır, Ortaçağ Tarih ve Medeniyetine Dair Çeviriler – I, Ankara 2004, Bizim Büro Yay.
  11. Abdulhalik Bakır, Ortaçağ Tarih ve Medeniyetine Dair Çeviriler – II, Ankara 2008, Bizim Büro Yay.
  12. Henry Corbin, İslam Felsefesi Tarihi 1, İletişim Yay. çev. Hüseyin Hatemi, 8. Baskı 2010 İstanbul
  13. Francis Robinson, Cambridge Resimli İslam Ülkeleri Tarihi, Kitap Yay. May 2006, İstanbul, Çev. Zülal Kılıç
  14. Talip Kabadayı, Aristotle And Avicenna In Terms Of The Theory Of Intellects, U.Ü. Fen-Edebiyat Fak. Sosyal Bilimler Dergisi Yıl: 7, Sayı: 10, 2006/1
  15. Hüseyin Gazi Topdemir, İbn Rüşd, Say Yay. 2013
  16. Lütfi Şeyban, Reconquista – Endülüs’te Müslüman-Hıristiyan İlişkileri, İz Yay. İstanbul 2003
  17. Colin A. Ronan, Bilim Tarihi, Tübitak Aralık 2003, çev. Ekmeleddin İhsanoğlu, Feza Gunergun
  18. Amelia Carolina Sparavigna, Robert Grosseteste’s thought on Light and Form of the World, International Journal of Sciences, 2014, Volume 3, Issue 4
  19.  F.Rukancı & H.Anameriç, Ortaçağ’da İlk Üniversiteler, Felsefe Dünyası 2004/1 39.sayı
  20.  Pınar Ülgen, Geç Ortaçağ Avrupası’nda Üniversiteler ve Eğitim, Mustafa Kemal Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 2010 7.Cilt, 14.sayı
  21.  İslam Tarihi Ansiklopedisi

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?