Suriye İç Savaşı ve Taraflar

Son zamanlarda ülke gündemimizde büyük bir yer kaplayan Fırat Kalkanı Harekatı ile birlikte, ülkenin gözü iyice Suriye İç Savaşı’na döndü. Anlık gelişmeler takip ediliyor, haberler sunuluyor. Peki nedir Suriye İç Savaşı? Nasıl başladı? Taraflar kimler? Ortadoğu’yu yakıp geçen ateş nerede başladı? Bu sorulara cevap arayacağım.

Sene 1979. Sovyetler, Afganistan’a 110.000 kişilik bir kuvvet ile giriyor. Böylece, günümüze kadar devam edem Afganistan Savaşı başlıyor. Sovyetler, Afganistan’a girmesiyle, karşısında sadece Afganları değil, Sünni ve Şii mücahitleri, Pakistan, Amerika, İngiltere, Çin Halk Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan’ı da buldu. 10 yıl süren savaş sonunda Sovyetler, Afganistan’dan çekildi. Sovyetler bu yenilgiye dayanamayıp çatırdamaya başladı ve 25 Aralık 1991’de Gorbaçov’un istifasıyla yıkıldı. Böylece Ortadoğu’daki süper güç yok oldu. Bunun sonrasında, Ortadoğu çatırdamaya başladı. Afgan İç Savaşı, Amerika’nın işgalleri ve Arap Baharı. Bunun sonucunda, 2011 yılında sokaktaki protestocular Suriye’deki Baas Partisi Rejimini protesto etti. Ülke genelinde protestolar, isyanlar başladı. Baas Partisi’ne sadık askerler ile rejimi devirmek isteyen muhalifler arasında başlayan çatışmalar silahlı isyana dönüştü. Böylece resmen iç savaş başladı. Irak ve Şam İslam Devleti, El Nusra, Amerika, Rusya, Hizbullah, İran, İsrail, Ürdün  ve daha bir çok ülke de bu savaşa sonradan katıldı. Yazımın konusu olarak savaştaki tarafları anlatmak istiyorum.

En geniş biçimiyle savaşta dört taraf var. Rejim güçleri, IŞİD, muhalefet güçleri ve Kuzey Suriye Federasyonu.

Rejim Güçleri: Esad’a ve rejime bağlı güçlerdir. Suriye Silahlı Kuvvetleri, Ulusal Savunma Kuvvetleri ve Baas Tugayları bu grubu oluşturan üç büyük güçtür. 2015’ten beri Rusya, 2013’ten beri Hizbullah ve İran tarafından desteklenmekteler.

Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD, Daesh,ISIS): El-Bağdadi tarafından yönetilen terörist gruptur. İdeolojisi, cihatçı selefiliktir. 2012’de kurulmuş ve şu anda toprak sahipliği bakımından Suriye’de en çok toprağı kontrol eden gruptur.

Muhalifler: Esad karşıtı gruptur. Savaşın başlangıcından beri üniter bir yapı içinde olmamaksızın rejime karşı savaşmaktalar. Özgür Suriye Ordusu (ÖSO,FSA) Güney Cephesi, İslam Cephesi ve Fetih Halep orduları tarafından oluşuyor desek de bu yanlıştır. Muhalif cephe, en çok iç çatışma olan taraftır. Başarısızlıklarının sebeplerinden biri de budur. TSK tarafından desteklenerek, şu anda Fırat Kalkanı’nda yer almaktadırlar. En çok Türkiye tarafından desteklenmişlerdir.

Suriye Demokratik Güçleri (SDF): Askeri bakımdan en başarılı denilebilicek taraftır. Genel olarak IŞİD’e karşı savaştıkları için batının sempatisini kazanmış olan taraftır. Birçok ülkeden yardım ve destek görmekteler. Ana güçleri YPG denilebilir. PKK ile de işbirliği içindeler. Amaçları, Rojava Projesi ismini verdikleri bir federasyon kurmak. Rusya, İran ve Türkiye arasında geçtiğimiz günlerde yapılan antlaşma ile de bu amaçları yok sayıldı. Kürt güçlerinden oluşurlar genellikle.

Şu anda Suriye İç Savaşında  tahmin edilen sivil zayiatı 700.000’dir. Savaş, Suriye’yi beş yıldır yakıyor ve bir süre daha buna devam edecek gibi duruyor. Suriye’de büyük bir propaganda savaşı da dönüyor. Herkes kendine sempati toplamaya çalışıyor. Bu savaşta açık ara önde giden ise SDF. Hatta öyle ki, bu yolla PKK’ya bile sempati toplamaya başladılar.

Suriye’de terörist IŞİD’in varlığını sürdürmesi kabul edilemezdir. Tüm gücümüzle IŞİD’e karşı savaşmalıyız. IŞİD bittiğinde ise gözümüz SDF denilen “sevgi pıtırcığı” üzerinde olmalıdır. Kuracakları bir federasyon, Türkiye için bir tehdit oluşturabilir. Esad, bu konuda Türkiye için yararlıdır çünkü savaştan önce elinde olan bir metrekare toprağı bile geri almadan durmak istemeyecektir. Muhalifler benim görüşümle savaşı çoktan kaybetti.”Büyük Suriye Devrimi” Halep’in Rejim güçlerine düşmesiyle yok oldu. Artık bir piyondan farksızdırlar. Savaşın en kısa zamanda bitmesi hem Ortadoğu hem de Türkiye açısından en hayırlı iştir.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?