Sultanın Süt Kardeşi: Şeyh Yahya Efendi

Öyle bir insan düşünün ki dünyaya hükmeden bir sultanın, Kanuni Sultan Süleyman’ın süt kardeşi ve büyük bir mutasavvıf. Dönemin şeyhülislamı Zembilli Ali Cemali hazretlerinin öğrencisi…

1494 yılında şehzade Süleyman doğduğunda annesi Ayşe Hafsa Sultan’ın sütü kesilir. Haliyle bir süt anne arayışına girişirler. O zamanın Trabzon kadısı Ömer Efendi’nin de bir çocuğu olmuştur o zamanlarda. Yahya Efendi’nin annesi Afife Hanım süt verir Şehzade Süleyman’a. Kanuni her zaman büyük bir saygı göstermiştir Yahya Efendi’ye.

Eğitimini Zembilli Ali Cemali hazretlerinden aldıktan sonra çeşitli yerlerde görev yapmıştır. Daha sonra da Beşiktaş’ta günümüzde hala ayakta olan dergahını açıyor Yahya Efendi. Kanuni ne kadar sur içinde bir dergah inşa ettirmek istediyse de fıtratı gereği şehirden uzakta Beşiktaş’taki dergahında yaşamını sürmüştür.

 Koskoca cihan padişahı Sultan Süleyman’ın ona olan saygısını aynı yaşta olmalarına rağmen “abi” diye hitap etmesinden de anlıyoruz.

Büyük bir mutasavvıf ve alim olan Yahya Efendi hakkındaki bir rivayete göre Hz. Yuşa’nın kabrini de kendisi bulmuştur. Hazretin büyük bir Allah dostu olduğu halk arasında da yaygın hale gelmişti. Hemen hepinizin bildiği meşhur hikayeyi anlatmak istiyorum burada: Sultan Süleyman da Hz. Hızır ile görüştürmesi için ısrarcı oluyordur Yahya Efendi’ye. Bir gün sandalla boğazda gezintiye çıkmışlardır. Yahya Efendi misafirimdir diyerek yanında bir adam daha getirmiştir. Adam biraz tuhaf biridir açıkçası. Sultan Süleyman biraz rahatsız olur. Pek konuşmayan bu adam Kanuni’nin parmağındaki yüzüğe bakıp durmaktadır. Kanuni de adamın yüzüğü beğendiğini düşünerek çıkartıp adama verir. Adam yüzüğü aldığı gibi şöyle bir evirir çevirir ardından denize fırlatır. Kanuni şaşkındır. Fakat Yahya Efendi’ye hürmetinden bir şey demez. Sohbet de devam eder sandalda. Karşı kıyıya geçilmiş tam inilecek iken adam elini suya daldırır ve yüzüğü Kanuni’ye verir. Karaya ayak basılınca Kanuni şaşkınlıktan küçük dilini yutacak adeta… “O Hızır’dı. Neden konuşmadın?” der Yahya Efendi.

Bu da böyle bir hikayedir. Adı üstünde hikaye, doğruluğu- yanlışlığı bilinmez ama mübarek bir zat olduğu kesindir Yahya Efendinin.

Kendisi aynı zamanda bir şairdir. Mahlası “müderris” tir.

 Kanuni Sultan Süleyman’dan beş yıl sonra 1571’de yetmiş yedi yaşında vefat etmiştir. Türbesi Mimar Sinan tarafından yapılmış olup dergahında, Beşiktaş’tadır. Şu an türbesine gittiğinizde sandukasının yanlarındaki sedef işlemelerin güzelliği dikkatinizi çekecektir. Bu  sanduka tahtaya boncukla raptedilmiştir. Bu özel tekniğin sadece iki örneği mevcuttur dünyada. Diğeri ise 2. Abdülhamid Han’ın analığı Perestu Kadın Efendinin sandukasıdır. Evet, doğru tahmin ettiniz mahir bir marangoz olan Abdülhamid Han yapmıştır bu sandukayı.

Eski Yazarımız: Yunus Aydoğan (yunusaydogan@outlook.com)

KAYNAKÇA

Dünya’ya Hükmeden Sultan KANUNİ- Talha Uğurluel

II. Abdülhamid Han- Talha Uğurluel

Kanuni- Okay Tiryakioğlu.

 

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?