Reis’ül-küttap Makamı

REİSÜLKÜTTAP

Re’isü’l-küttap; Divan-ı Hümayun’da yazı işleriyle uğraşan kalemlerin ve katiplerin başkanıydı.[1] Reisülküttaplar “erkan-ı devlet”ten değil “rical-i devlet”ten sayılıyorlardı.[2] Katiplik ve dışişleriyle ilgili islerini bu kalemler vasıtası ile yürütmekteydi. Devlete ait işleri çok iyi bildiğinden kendisine büyük önem verilirdi. Re’isü’l-küttap’ın yönetiminde dört kalem bulunmaktaydı. Bu kalemlerden üçü Divan-ı Hümayun Kalemleri olarak tanınan, şefleri Re’isü’l-küttab olmakla beraber Beylikçi’ye bağlı bulunan “Beylik, Tahvîl ve Rüûs Kalemleri” idi. Dördüncü kalem ise kesin kuruluş tarihi belirlenemeyen “Amedî Kalemi”idi.[3]

Nişancı’ya bağlı olan reisülküttabın adı belgelerde reis’i-küttab, reîsülküttap, reis efendi ve bazen reis’ül-küttab-ı divan-ı hümayun şeklinde geçmektedir.[4] Divanın doğal üyesi değildir. Resmi belgelerde adı ilk olarak 15.yüzyılda II.Mehmed’in Teşkilat Kanunnamesi’nde geçmektedir. Kanunname’de “çavuşbaşı ve reisülküttap ve kapucular kethüdası hizmetkardır, divanda oturmazlar”[5] şeklinde bir ibare bulunmaktadır.

Reisülküttap’ın başlıca görevleri Divan-ı Hümayun toplantılarında arzuhalleri sesli olarak okumak, telhis kesesini sadrazamını yanına koymak, divandan çıkan, nişancı yada kendisi tarafından müsveddesi hazırlanan fermanların kontrolünü yapmak,tımar tahsis belgesi olan tahvil ve zeametlerin beratlarını yazdırmak,merkezden yapılan tayinleri deftere işlemek ve berat için ruûs tezkiresi denen,defterde ki kaydın suretini vermek idi.[6] Divanda bürokratik işlemlerin yerin getirilmesi için reisülküttabın başkanlığında tezkireciler, alınan kararların uygulanması için çavuşbaşı, kapıcıbaşı, odacıbaşı vb. hazır bulunmakta idi.[7]

 Klasik dönem Osmanlı yönetiminde bağımsız bir dışişleri kalemi mevcut değildi. Reisülküttap katiplik işleri yanında dışişleri ile ilgili yazışma ve temasları da yürütmekteydi.[8] Çarşamba günleri çalışmazdı. Onun yerine işlere dört tane hakim bakardı. Resmi protokolde çavuşbaşı ile aynı rütbedeydi. Resmi törende beraber yürürlerdi. Arkalarından da Defterdar gelirdi.[9]

16.yüzyılın sonlarına doğru 2.dereceye düşen divan katiplerinin idaresi, hüküm müsveddelerinin kaleme alınması, beratların kontrolü gibi görevler reisülküttaplar tarafından üstlenilmeye başlanmıştır. Bu yüzyılda nişancılar çoğunlukla reisülküttaplar arasından seçilmiştir.[10] Reisülküttabın öneminin artmasıyla beraber ona bağlı bazı alt görevlerde ortaysa çıkmıştır. 17.yüzyılda idarenin Bâb-ı âli’ye gitmesiyle bu bürokratik görevde oraya taşınmıştır. Bâb-ı âli’de oluşturulan 2.büyük bürodur.[11]

Van Mour’un fırçasından Reisülküttap Mehmed Efendi çalışırken

18.yüzyılın sonlarına doğru görevleri artan sadrazamlar fiilen çoğu görevi reisülküttaba vermiştir. Öyle ki sadrazamın buyruldu yetkisini daha geniş bir şekilde kullanmak, sadrazam adına hazırlanan telhisleri daha müstakil şekilde hazırlamak, gelişmeye başlayan hariciyede elçilerle yapılacak görüşmeleri bizzat yürütmek, sefer esnasında ordunun iaşesinin temini, çeşitli sınıflara asker alınması, askere bahşiş verilmesi, asker sayımı,hatta zaman zaman ordunun sevk ve idaresi gibi sadaret kethüdası ile sadrazamın birçok yetkisini üstlendi.[12]

 18.yüzyılda devletin artan diplomasi faaliyetlerine paralel olarak hariciye bürokrasisi reisülküttaplığın başlıca meşguliyet alanını oluşturdu. Aynı zamanda dahiliyenin siyasi meseleleriyle de yakında ilgiliydi. Bu konularda sadrazamla saray arasındaki normal yazışmaların reisülküttaba aracılığıyla vuku bulması reisülküttaplığı sadrazamın gözü kulağı haline getirdi. Bunun sonucu olarak reisülküttaplar devletin her türlü mahremiyetine sahip durumdaydılar. Bu durum onlara diğer bürokratların yanında ayrı bir sorumluluk ve değer kazandırmaktaydı. Elçilerle sürekli temas halinde olmaları ve çoğunlukla bizzat görüşmelerde bulunmaları, bu görüşmeler sırasında devleti zor duruma düşürmeyecek ince anlayış, kıvrak zeka, iyi bir kültür ve siyasi tarih ilgisi gerektirdiğinden bu özelliklerin reisülküttaplarda bulunması mühimdi.[13]

ARZ ODASININ BİR TASVİRİ

Reisülküttabın kendine bağlı amedi, ruûs, tahvil ve beylik kalemleriyle yürüttüğü görevlerden başka kalem dışında bürokrasinin genel anlamda idaresi başlıca görevleri arasında bulunmakta idi.

17.yüzyılın başlarından itibaren sürekli elçilerin artması,bu elçilerin diplomasi faaliyetlerine cevap verecek en uygun müessese olarak reisülküttaplık ön plana çıkmıştır. Osmanlı Devleti’nde ikamet eden tüm elçiler ve özel görevlendirilmiş muhtelif elçiler Bâb-ı âli ile yani devletle görüşebilmek için reisülküttaba müracaat etmek zorundaydı. Sadece diplomatik konular değil diplomasi dışı konular içinde reisülküttaba başvurmak gerekliydi.[14]

Reisülküttaplığın önemi 18.yüzyılda arttı. Bu yüzyılda devletin dış ilişkileri artmış; sadrazamın divanı,Bâb-ı Âlî’ de yönetim işlerinde önem kazanmıştı. Nişancı’nın maiyet memurluğundan çıkan reisülküttap doğrudan sadrazamın maiyeti haline gelmişti.[15] Reisülküttap terfi ederse, Fatih Kanununa göre; nişancı veya defterdar olabilirdi. Nitekim nişancı veya defterdarlıktan beylerbeyliğe veya vezirliğe yükselen pek çok reisülküttap vardır. 18.yüzyıldan itibaren vezirlik ve sadrazamlığa kadar yükselen bir yol bu bürokratik sınıfa açıldı.Okçu Mehmed, Abdürrezzak Bahir, Feyzi Süleyman paşalar beylerbeyliğine; Rami Mehmed, Ragıb Mehmed, Naili Abdullah, Halil Hamid ve Mehmed Emin Vahid gibi paşalar da vezirliğe yükselen reisülküttaplardır.

YABANCI BİR ELÇİNİN KARŞILANIŞI

II.Mahmud döneminde devlet yapılandırılmasında gerçekleştirilen ıslahatlar çerçevesinde Mart 1836’da dış ilişkilerin boyutlarının artığı ve ayrı bir birimin oluşturulması gerektiği düşüncesiyle, Reisülküttaplık yerine Umur-u Hariciye Nezareti (Dışişleri Bakanlığı)kuruldu. Yozgatlı Akif Efendi Muşir rütbesiyle ilk Hariciye Nazırı olarak atandı. Siyasi konumundaki öneminden ötürü vezirlik payesine eşdeğer olan “rütbe-i ûla” payesi verildi. Bundan kısa bir süre sonra idaresi altındaki İçişleri bürokrasisiyle ilgili kalemler reisülküttaplığın yönetiminden alındı.Yetkileri bu kalemlerin yöneticilerine verilerek yeni kanun ve nizamlarla tamamen Dışişlerinden sorumlu bakanlık haline getirildi.[16]
Dipnotlar:

[1] AKYILDIZ Ali,Tanzimat Dönemi Osmanlı Merkez Teşkilatında Bürokratik Reform. İstanbul: İz Yayınları, 1993,s.70

[2] KARASU,Cemi,Tanzimat Dönemi Osmanlı Diplomasisine Genel Bir Bakış

[3] BAYRAK Meral,19. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu’nda Merkez Örgütünde Modernleşmeler Bab-ı Ali’nin Gelişimi. (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi),1991,

Eskişehir:Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, s.31-32

[4] AHISHALI,Recep,“Reisülküttab”,DİA,34,s.546-549

[5] AKYILMAZ,Sevgi Gül,“Reisülküttab ve Osmanlı Hariciye Nezaretinin Doğuşu”,Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Tezi,Konya 1990,s.5-7

[6] AHISHALI,Recep,”Osmanlı Devlet Teşkilatında Reîsülküttâblık(18.Yüzyıl),İstanbul,2001,s.3-5

[7] SENCER Muzaffer,Tanzimat’a Kadar Osmanlı yönetim Sistemi,Amme İdaresi Dergisi

[8] ORTAYLI İlber,Osmanlı Diplomasisi ve Dış İşleri Örgütü, Tanzimat’tan

Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi,1989,c.I, İstanbul: s.278-279.

[9] DENYS, J. Re’is ül Küttab, Ency. of İslam,1991, c.VIII, Leiden: s. 681-682.

[10] AKGÜNDÜZ Murat; Osmanlı Devletinde Nişancılık, YYLT, İstanbul 1994, s.10

[11] İPŞİRLİ,Mehmed, “Bâb-ı âli”,DİA,4,s.378-386

[12] AHISHALI,Recep,”Osmanlı Devlet Teşkilatında Reîsülküttâplık(18.Yüzyıl),İstanbul,2001,s.9-24

[13] AHISHALI,Recep,”Osmanlı Devlet Teşkilatında Reîsülküttâplık(18.Yüzyıl),İstanbul,2001, s.13-24

[14] AHISHALI,Recep,”Osmanlı Devlet Teşkilatında Reîsülküttâplık(18.Yüzyıl),İstanbul,2001,s.197-222

[15] AKYILDIZ Ali,Tanzimat Dönemi Osmanlı Merkez Teşkilatında Bürokratik Reform. İstanbul: İz Yayınları, 1993,s.71-72

[16]  AHISHALI,Recep,”Osmanlı Devlet Teşkilatında Reîsülküttâblık(18.Yüzyıl),İstanbul,2001,s.197-222

 

Yararlanılan Kaynaklar:

AHISHALI,Recep,”Osmanlı Devlet Teşkilatında Reîsülküttâplık(18.Yüzyıl),İstanbul,2001

AKYILDIZ,Ali,Tanzimat Dönemi Osmanlı Merkez Teşkilatında Bürokratik Reform. İstanbul: İz Yayınları, 1993

AKGÜNDÜZ,Murat; Osmanlı Devletinde Nişancılık, YYLT, İstanbul 1994

İPŞİRLİ,Mehmed, “Bâb-ı âli”,DİA,4

BAYRAK,Meral,19. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu’nda Merkez Örgütünde Modernleşmeler Bab-ı Ali’nin Gelişimi. (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi),1991,Eskişehir:Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

AKYILMAZ,Sevgi Gül,“Reisülküttap ve Osmanlı Hariciye Nezaretinin Doğuşu”,Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Tezi,Konya

İNALCIK,Halil,İA,Reisülküttap

AHISHALI,Recep,DİA, Reisülküttap

KODAMAN,Timuçin,AKÇAY,Ekrem Yaşar, Kuruluştan Yıkılışa Kadar Osmanlı Diplomasi Tarihi ve Türkiye’ye Bıraktığı Miras

SENCER,Muzaffer,Tanzimat’a Kadar Osmanlı yönetim Sistemi,Amme İdaresi Dergisi

ORTAYLI,İlber,Osmanlı Diplomasisi ve Dış İşleri Örgütü, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türkiye Ansiklopedisi,1989,c.I, İstanbul

DENYS, J. Re’is ül Küttab, Ency. of İslam,1991, c.VIII, Leiden:

UYGUNLAR,Alkım,Osmanlı İmparatorluğu’nda Modern Diplomasi ve Murahhaslık Kurumu,Ocak 2007,OÜ SBE,

YAYLA,Yasemin,Kanuni Sultan Süleyman Devri Osmanlı Devleti’nde Bürokratik Yapı(1520-1566),S.D.Ü. S.B.E. Isparta 2001

AFYONCU,Erhan,Osmanlı Devlet Teşkilatında Defterhane-i Amire(16-17.Yüzyıllar),M.Ü.Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Doktora Tezi,İstanbul 1995

UZUNÇARŞILI,İsmail Hakkı,Osmanlı Devleti’nin Merkez ve Bahriye Teşkilatı,Ankara 1984

YERLİKAYA,İlhan,Osmanlı Hariciye Nezareti’nin Kurulması,Türkler 13

KARASU,Cemi,Tanzimat Dönemi Osmanlı Diplomasisine Genel Bir Bakış

 

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?