Osman Nuri Paşa

 Gazi Osman Paşa dendiğinde genellikle akla ilk Plevne Savunması gelir. Ancak Osman Paşa’nın Plevne’nin gölgesinde kalan önemli başarıları da vardır.

Osman Paşa 1833’te Tokat’ta doğmuştur. Askeri Rüştiye’yle beraber askeri okullarda eğitim gördü. Ve yirmi yaşında Teğmen rütbesiyle orduya katıldı. Yirmi dört yaşında ise Akademiyi bitirip Kolağası oldu. 1865 yılında, Suriye’de görev yaptığı yıllarda, çıkan bir ayaklanmayı kısa sürede bastırdı. Ardından Girit Adasında Rum ayaklanması görülünce, bölgeye yakın olduğu için ayaklanmayı bastırma görevi Osman Nuri Paşa’ya verildi. Gazi Osman Paşa, ayaklanmayı bastırmasıyla ismini saray ve çevresine duyurdu. Bu başarıdan sonra Albaylık rütbesine terfi edildi.

1868’de Yemen’de görülen bir isyan üzerine, Osman Paşa’nın da içinde bulunduğu, Redif Paşa’nın tümeni, bu isyanı bastırmak üzere görevlendirildi. Bu sırada otuz beş yaşında olan Osman Paşa çarpışmada gösterdiği üstün başarılardan dolayı mirlivalığa (Tümgeneralliğe) terfi edildi.  Paşa; Yemen’de hastalanması üzerine, istirahat etme amacıyla, 1871’de İstanbul’a geldi.

 

Hastalığının geçmesinin ardında Balkanlarda ve Erzurum’da çeşitli görevler aldı. 1875 yılında Balkanların karışması üzerine Vidin Tümen Komutanlığına getirildi. Osman Paşa, durumun kötülüğünü anlar anlamaz orduyu savaşa hazır bir konuma getirdi. Sırpların, bölgedeki orduların çekilmesi için Osmanlı Devletine nota vermesi ve Osmanlı’nın bu notaya karşılık vermemesi üzerine harp başladı. Savaş, Vidin saldırısıyla başladı. Galibiyetlerinden emin olan Sırplar, Osman Paşa karşısında büyük bozguna uğradı. Paşa savunmanın ardından saldırıya geçerek stratejik noktaları ele geçirdi. Paşa’nın asıl hedefi ise Belgrat’tı. Osman Paşa Sırpları Belgrat’ın ayağı niteliğindeki Zayçar Kasabasında bir kez daha yenilgiye uğrattı. Osman Paşa bu başarı üzerine Müşirliğe, Mareşalliğe, terfi edildi.

Balkanlardaki Osmanlı üstünlüğünün bu şekilde kanıtlanmasının ardından Rusya durumu telafi etmek amacıyla Osmanlı’ya savaş ilan etti. Paşa, Plevne’de az sayıda askeriyle Rusların üç büyük taarruzunu destansı bir şekilde engelledi. Plevne’nin saldırılarla alınamamasının anlaşılması üzerine Ruslar Plevne’yi kuşattılar. Kuşatmanın uzun sürmesi ve kış şartlarının çetinliği karşısında zayıf düşen Müşir Osman Paşa ve ordusu teslim olamamak adına kuşatmayı yarma harekatına giriştiler. Bitkin düşen Osmanlı ordusu yarma harekatında başarısız oldu. Rus Çarı Müşir Paşa’nın Plevne müdafasına o kadar hayran kalmıştı ki Paşa’nın teslim olmasına rağmen Paşa’nın kılıcını almamıştı.

Üç aylık bir esaretin ardından İstanbul’a dönen Paşa, Sultan Abdülhamit tarafından Hassa Müşirliğine getirildi ve ölümüne kadar geçen yirmi iki yıl boyunca bu görevde kaldı. 5 Nisan 1900 tarihinde 67 yaşında iken vefat etti.

Virdin’de Sırpları yenilgiye uğratmasının ardından aldığı terfi üzerine Tahir Paşa’ya: ‘’Tahir, bizi müşir yaptılar fakat ben bir şey yapmadım.’’ demişti. Bunun üzerine Tahir Paşa kendisine: ‘’Öyle demeyin Paşa hazretleri, YARIN TARİH İSMİNİZİ İFTİHARLA YAZACAKTIR.’’ demiştir. Ve bugün biz kendimize düşen vazifeyi yerine getiriyor, kendisini iftiharla yazıyoruz. Ruhu şad olsun.

Yararlanılan Kaynaklar:

Prof. Dr.Metin Hülagü, Yaralı Mareşal

İbrahim Edhem, Plevne Hatıraları

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?