Dünya Savaşları

Mustafa Kemal Paşa’nın Suriye’de Geçirdiği Esaret Tehlikesi

Yakın tarihin sokaklarında devriye gezmekteyim. Amaç ne mi? Sokaklarda, saklanan bir bilgi vardır umuduyla bilgi dedektifliği yapmak… Devşirimsiz bir konu peşindeyim yani yine. Toparlanmayan veya dağıtılan konu da diyebiliriz, bulma peşindeyim. Yakın tarih sokaklarında, dış güçlerin iftira ve linç sağanağına yakalanabileceğim bir konu buldum sanki. Evet, evet. Sokak lambalarının pek de aydınlatmadığı bir bilgi bulabildim. […]

Mustafa Kemal Paşa’nın Pek Bilinmeyen Savaşı: Kozma Dağı Muharebesi

Tarih, boğuk bir denizde, sandık içinde esaret kalmış gibi… Neden mi böyle diyorum? Çünkü unutmak konusunda, balıklarla yarışacak dereceye geldik. Ne tarihi yapanı hatırlıyoruz, ne yazanı… Aklımızın boğuk kenarlarında kalmış belki birkaç bilgi. Onun dışında, unutmaya meyilli ediyoruz aklımızı. Hafızamızı yeniden inşa etmek için uğraşmıyoruz mesela. Okuyarak, aklımızdaki binaya harç yerleştirebiliriz, lakin bu harcı koymak […]

Nazi Almanyası’nın Yıkılış Süreci

1940 yılının haziran ayına gelindiğinde Hitler ,Avrupa’da daha önce eşi benzeri görülmemiş büyüklükte bir alanı ele geçirmişti. Başta Polonya, Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Norveç, Danimarka, Benelüks devletleri (Belçika,Hollanda, Lüksemburg) ve Fransa direkt olarak Nazi yönetimi altındaydı. İtalya, Macaristan ve Romanya ise Nazi Almanyası’nın askeri müttefikleriydi. Almanya bu dönemde, her ne kadar üstün bir güç elde etmiş […]

Rusya İmparatorluğu’nun Son Yılları ve Çöküşü

Rusya Çarlığı, 1547 yılında Korkunç Ivan’ın (Ivan Vasiliyeviç) Çar unvanı almasıyla başlayan süreçte, 1721 yılında Çar I. Petro tarafından Rusya İmparatorluğu’nun kurulmasıyla son bulmuştu. Bu yazımızda,  1721’den 1914 yılına dek var olan İmparatorluk Rusya’sının son yirmi yılına ışık tutarak, çözülmeyi hızlandıran siyasi, iktisadi, toplumsal dinamikleri inceleyeceğiz. Bu dinamikleri incelerken, iki ana sav üzerinden gitmekte fayda […]

İkinci Dünya Savaşı’nda ve Öncesinde Türkiye’nin Askeri Durumu

1923’te kurulan Cumhuriyet, siyasi bağımsızlığını ekonomik bağımsızlıkla da taçlandırmak istemiş ve bunun için çeşitli adımlar atmıştır. Ancak Cumhuriyet’i kuran kadroların büyük çoğunluğu asker kökenli olduğu için mali ve iktisadi konularda istenilen başarıyı gerçekleştirememişlerdir. Bu nedenle yıllık büyüme rakamları çoğunlukla pozitif olsa da, hedeflenen ”kendi kendine yetebilir” ülke mümkün olmamıştır. 1930’dan itibaren uygulamaya konulan devletçilik de […]

    Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12