Hüseyin Nihal Atsız

Hüseyin Nihal Atsız, 1905- 1975 yılları arasında yaşamış, günümüzdeki Türkçülük fikrinin mimarlarındandır. Ülkemizde milliyetçi ve Türkçü akımları yaygınlaştırmaya çalışmıştır. En yaygın olarak bilinen “Bozkurtlar” eserini yazarak Kür Şad efsanesini ülkemize kazandırmıştır. Bir yandan aşk, ülkü, kahramanlık ile ilgili şiirler, kitaplar yazmıştır. Irkçılık davasında yargılanmış, özel dosyaları ve vasiyeti ifşa edilmiş, fikirlerinden dolayı dışlanmıştır. Keskin yazıları yüzünden hapse bile girmiştir. Ama o ne olursa olsun ülküsünden, mefkûresinden şaşmamıştır.

Kendisi de diyor:

“Sevgiliden sevgili bir mefkûre vardır.

Biz kız solar, yahut senin tükenir aşkın,

İnsan kalmaz uzun zaman neşeli, taşkın…

Ya mefkûre? Ebediyet onunla birdir,

Kişioğlu müebbeden ona esirdir. ”

Ziya Gökalp’den sonra milliyetçilik akımının en önemli kişiliklerinden olan Hüseyin Nihal’in fırtınalı hayatı, 12 Ocak 1905’te Kadıköy’de başlıyor. Babası Nail Bey, bir deniz subayıydı. Öğrenimine Kadıköy’deki çeşitli okullarda ve Sultanilerde yaptı. Buralardan mezun olunca Askeri Terbiye’ye yazıldı. Bir rivayete göre, 3. sınıfta bir Arap subaya selam vermeyi red ettiği için okuldan atıldı. Buradan atılınca İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne yazıldı. Bu fakülteden de 1930’da mezun olunca Türkiyat Enstitüsü’nde asistan olarak göreve başladı. Bu arada Atsız Mecmua’yı yayınlamaya başladı. Bir süre sonra dönemin Milli Eğitim Bakanı Reşit Galib’in Dr. Zeki Velidi Togan’ı eleştirmesi üzerine, sekiz arkadaşı ile birlikte Zeki Velidi’nin öğrencisi olmakla iftihar ettiğini belirten bir telgraf çekti. Bunun üzerine asistanlıktan çıkarıldı. 1934’te Orhun Dergisi’ni çıkartmaya başladı. Bu dergi, daha önce yine kendisinin yayımladığı Atsız Mecmua’nın (1931-1932) devamı niteliğindeydi. Her iki dergi de Türkçülük ülküsünü güçlendirmek ve yaygınlaştırmak amacıyla çıkarılmıştı. Ancak dil, edebiyat, tarih, halkbilim ve yazım konularındaki yazılar ve şiirler de bu dergilerde yer alıyordu. Orhun’un 9. sayısındaki, resmi tarih tezini eleştiren bir yazı sebebiyle dergi kapatıldı. Atsız da bakanlık emrine alındı.

İkinci Dünya Savaşları’nın sonuna doğru, Türkiye, ideolojilerin çarpıştığı bir yerdi. Atsız, dönemin başbakanı Şükrü Saracoğlu’na açık bir mektup yazdı. Pertev Naili Bortav ve Sabahattin Ali gibi isimlerin Marksist bir hareket içinde olduğunu ve MEB Hasan Ali Yücel’in istifa etmesi gerektiğini bildirdi. Bunun üzerine ülke çapında Komünizm aleyhinde ayaklanmalar tetiklendi. Atsız’a, vatan haini dediği Sabahattin Ali tarafından dava açıldı ve altı aylık hapse mahkum edildi ama bu ceza sonradan ertelendi. Sonradan aldığı altı buçuk yıllık hapis cezasından ise temyiz yoluyla beraat etti. Atsız’ın davaların sürdüğü bu dönemlerde, kötü şartlar altında yaşadığı not düşülmelidir. Atsız ile aynı dönemde, aralarında Alparslan Türkeş, Orhan Şaik Gökyay, Zeki Velidi Togan, Reha Oğuz Türkkan ve Osman Yüksel Serdengeçti gibi şahsiyetlerle birlikte Irkçılık Davası’nda yargılanmıştır. İş bulamadığı bu dönemlerde ise ekonomik açıdan büyük sıkıntılar çekmiş, kitaplarını satmak zorunda kalmıştır.

Özellikle Doğu’daki bölücü oluşumlarla ilgili yazılar yazmış, sonrasında sistemli girişimlerle Atsız yeniden mahkemelik olmuştur. 15 ay hapis cezası almış ve cezası Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından affedilmiştir. İki buçuk ay kadar cezaevinde kalan Atsız, 10 Aralık 1975’te kalp krizi geçirmiş fakat doktor onun kalp hastası olduğunu anlayamamıştır. 11 Aralık 1975’te geçirdiği ikinci kalp krizi, Atsız’ı aramızdan alıp götürmüştür.

Nihal Atsız’ın fırtınalarla geçen yaşamı kendisini okuyan bir çok genç üzerinde büyük etkiler bırakmıştır. Belki ülkülerine ulaşamamıştır ama yolunu asla terk etmemiştir. Kendisi ise vasiyetini en güzel şekilde, Selam adlı şiirinde yazmıştır.

“Ey hırçın genç,ey güzel kız! Bırakın yası…

Yeter temiz gönüllerin bizi anması…

Toprak ana uyuturken koynunda bizi

Yarinkiler biçecektir ektiğimizi,

Yeşermesi ektiğimiz tohumun haktır,

İste o gün ruhlarimiz şad olacaktır! ”

Bazı Eserleri

Romanları: Dalkavuklar Gecesi, Bozkurtların Ölümü, Yolların Sonu, Bozkurtlar Diriliyor, Deli Kurt, Ruh Adam, Z Vitamini

Önemli Makaleleri: Kızıl Elma, Türkçülük, Ülkücüler Saldırıcıdır, Milli Benlik, Tarih Şuuru, Üç Rejim, Türk Irkı=Türk Milleti, Milli Siyaset, Gençlik ve Ahlak…

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?