Etnik Köken Tartışmalarının Sarmalındaki Şah İsmail

 Şah İsmail’i biliyorsunuzdur. Bazen ağır Osmanlıcılık propagandalarına maruz kalıp, çok kötü yerilmiş ve hakaretlere uğramıştır. Bazen de çok yükseltilmiş, hatta putlaştırmanın son raddesine kadar getirilmiş ve kusursuz lanse edilecek şekilde övülmüştür. Şah İsmail’i anlatmak için, tarafsız bir göze ihtiyacımız var. Ne Yavuz’dan dem vurup, yermeye çalışmak doğrudur ne de Yavuz’u “zalim” diye yererek Şah İsmail’i putlaştırmak doğrudur. İkisi de iyi bir idareci ve iyi bir komutandır. Tarih, onları karşı karşıya getirmiş, ve bu savaştan Yavuz Sultan Selim galip çıkmıştır. Hani dedim ya, “Ağır Osmanlıcılık propagandalarına maruz kalmıştır” diye. İşte, bu propagandaların doğurduğu bir iddia var: Şah İsmail Kürt’tür… Bu iddia, normalde çok öncelerden de vardı lakin Ahmet Şimşirgil tekrardan gündeme getirmiş ve büyük tepki almıştır. Ahmet Şimşirgil, Tufan Gündüz ile bu konuyu bir televizyon programında tartışmıştır. Ve Faruk Sümer’i dayanak göstererek, Şah İsmail’e Kürt demiştir. Üstüne üstlük, Tufan Gündüz’e hitaben “Çok fazla İran kaynaklarının tesiri altında kalmışsın” demiştir.

 Ahmet Şimşirgil’in Faruk Sümer gibi bir tarihçiyi kaynak göstermesi, elbette sizi bir şüphe uçurumuna sürüklüyor. Aman sakın düşmeyin! Neden mi düşmemeniz gerek? Faruk Sümer’in de hata yapma oranını düşünmek gerekiyor çünkü. Evet, çok iyi bir tarihçi ve araştırmacı. Fakat Faruk Sümer’in de, her tarihçi gibi hata yapma lüksü var. Şah İsmail’in “Kürt” olduğunu söylemesi, beni hayal kırıklığına uğrattı doğrusu. Değerli bir tarihçi olan Barthold, Safevilerin “Türk” olduğunu söyler [1]. Şah İsmail de Safevilerin kurucusu olduğuna göre, Şah İsmail’in de Türk olduğu kanaatinde Barthold. Faruk Sümer de, Safevi Devleti’ni kuranların ve devam ettirenlerin Anadolulu Türkler olduğunu söyler [2]. Faruk Sümer bizi burada çelişkiye düşürüyor. Çünkü Safevi Devleti’ni kuran kişi Şah İsmail. Dedim ya; onun da hata yapma lüksü var. Neyse, devam edelim. Çaldıran Savaşı’nda, Kürtlerin, Şah İsmail safında değil de, Yavuz safında yer alması da ilginçtir [3]. Kürt bir liderin (!) yanında Kürtlerin saf almaması, sizce de çelişkili değil mi? Çelişki falan yok efendim. Şah İsmail Kürt değildir. O yüzden de Kürtlerin, Şah İsmail’in safında yer almaması gayet normaldir. Çaldıran Savaşı’ndan bahis açmışken, Şah İsmail’i yerenlere, Şah İsmail’in mertliğini gösteren bir olayı aktarmak istiyorum size. Çaldıran Savaşı’nın arefesinde, Şah İsmail’e diyorlar ki; Osmanlı ordusuna gece saldıralım, böylece orduyu helak etmiş oluruz. Şah İsmail’e gelen bu fırsat, bir daha gelmeyecek türden. Ama Şah’ın cevabı ilginçtir:

“Ben kervan basan haydut değilim! [4]”

Hatta kimi rivayetlere göre, söze şöyle devam etmiştir Şah İsmail:

“Bir Türk Devletinin ordusuna gece saldırmam!”

Azerbaycan’da yayınlanan Halk Gazetesi’nde varolan Anar Turan’ın makalesinde ise, bu cevabın devamında Türklük ile ilgili bir sözün geçmesinden ziyade sözünü dini bir motif ile süslediğini görürüz Şah İsmail’in. Anar Turan’ın makalesine göre sözün devamı şöyle:

“Her şeyi Allah’ın takdirine bırakıyorum!”

Neyse, konumuzu saptırmadan devam edelim. Şah İsmail’in iyi bir şair olduğunu duymuşsunuzdur. Şiir dünyasında “Hata’î kim?” diye sorduğunuzda, direk tanırlar Şah İsmail’i. Şiirlerinde Türklük duygusunu öne çıkardığını görmezden gelmemek lazım. O şiirlerden birini paylaşayım mesela:

“Söyle kim ol Türk-i mesti nece tîr-endâz imiş,

Kim menüm bağrumda andan sed hezârân pâre var. [5]”

Şah İsmail’in Türkçe mektup gönderdiğini de unutmamak gerek. Mesela, 1512 yılında Karamanoğulları’nın en muteber boy beği ailesi olan Turgud oğullarından Musa Beğ’e gönderdiği mektup Türkçe’dir [6].

Tufan Gündüz’e, “İran kaynaklarının tesiri altında kaldığını” söyleyen Ahmet Şimşirgil, galiba bu kaynaklardan ve bilgilerden habersiz. Ahmet Şimşirgil’in de, Faruk Sümer gibi hata yapma lüksü var. O yüzden, Ahmet Şimşirgil’i de yermenin bir anlamı yok. Şah İsmail’in kendi dilinden “Türk” olduğunu öğrenmek, sizi de rahatlatmıştır diye umuyorum. Şüphe uçurumundan kurtulduğunuzu görmek, bana büyük bir mutluluk sunacaktır. Bu konuda bir daha şüphe uçurumuna sürüklenmeyiz umarım…

 

Kaynaklar:

[1] W. Barthold, Soçineniya, Cilt: 2, Bölüm: 1, Moskova 1963, Sayfa 748’den nakleden: Prof. Dr. Yusuf Küçükdağ – Dr. Bilal Dedeyev, “Safevilerin Nesebine Farklı Bir Bakış”, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, Volume: 1, Issue: 6, Winter 2009, Sayfa 418.

[2] Faruk Sümer, Safevi Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü, Güven Matbaası, Ankara 1976, Sayfa 19.

[3] Rıza Zelyut, “Kürtler Şah İsmail’e Düşmandı”, Güneş Gazetesi, 16 Temmuz 2011.

[4] İsgender Bey Türkmen, Hüdaferin Körpüsü, Sayfa 284.

[5] Şah İsmail Hatâ’î Külliyatı, Yayına Hazırlayanlar: Babek Cavanşir – Ekber N. Necef, Kaknüs Yayınları, 1. Baskı, İstanbul 2006, Sayfa 124.

[6] Mektup için bakınız: Muharrem Uçan, Kızılbaş Ordusu, Kalender Yayınevi, 1. Baskı, İstanbul 2013, Sayfa 72-73.

Yorumlar (4 Yorum)

  • Çok güzel bir yazı. Şah İsmail’in paylaştığınız şiirin Türkçesini de yazsaydınız keşke.

  • Tatmin edici değil. Faruk sümer ve ahmet şimşirgil zaten safevi devletinin Türk devleti olduğunu dile getiriyor. Zira ordu türklerden müteşekkil. Şah İsmailin ise kendine Türk demesi bir delil olamaz, Ahmet şimşirgil zaten buna değindi. Daha sağlam deliller ile akademik bir yazı yazabilirdin. Vesselam..

  • Şah ismail türktür fakat aslen Kürt tür. Bunu kendi atalarının yazdığı safvat al-safa adlı kitapta ve karakoyunlu kaynaklarında Kürt oldukları açıkça geçiyor. Fakat azerbaycan türkleşirken onların da türkleşmiş olduğu açıktır. Sizin delilinizse Kürtler neden Kürt olan şah ismailin tarafında olmadılar? Bu mantıkla gider isek ne türk olan yavuz ile türk olan şah ismail neden savaştılar? Yada türk olan timur ile türk olan yıldırım beyazıt neden savaştılar?

  • […] İsmail’in Türk olduğunu desteklediğim bir yazı yazmıştım hatırladığınız üzere. Bu yazıdan sonra, Şah İsmail’in ırk […]

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?