Çöl Tilkisi: Erwin Rommel

Kuzey Afrika Çölleri üzerinde dünya savaş tarihine adını altın harflerle yazdıran bir savaş dahisi. Hiç akla gelmeyen bir şekilde tamamen aldatmalar üzerine kurduğu savaş planları ile düşmanlarını kendi adını anmaktan korkutmuş, karşısına gelmemek için her türlü yola başvurmuşlardır. Peki kimdir bu komutan? Neleri başarmıştır?

Tam adı ile Erwin Johannes Eugen Rommel’dir. 15 Kasım 1891 tarihinde Almanya’nın Baden-Württemberg Eyaleti’nde doğmuştur. Annesi Helena, babasının adı ise kendi adı olan Erwin’dir. Genç Erwin, gençlik hayatı boyunca bir mühendis olma isteği ile yaşamaktadır. Ancak yeterli yaşa geldiğinde babasının zorlamasıyla gençlik hayallerini bırakarak babasının onun için yaptığı yola girerek, 1910 yılında 124. Württemberg Piyade Alayı’nda subay olarak askerlik mesleğine başlar. Gerekli hazırlıklar yapıldıktan sonra bir yılını geçirdiği Subay Hazırlama Okulu’nu bitirmiştir. 27 Ocak 1912 yılında teğmen rütbesine erişir. I. Dünya Savaşı’nda Fransa, Romanya ve İtalya cephelerinde görev alır. Bu savaşlarda yaralanmış ve Birinci ve İkinci Dereceden Demir Haç Madalyası ile ödüllendirilmiştir. 1917 yılında Capoetto Taaruzu sırasında gösterdiği başarılar ile Almanya’nın en yüksek madalyası olan Pour le Merite’yi kazanan en genç subay olur. Bu ödülün verilmesine Matajur Tepesi’ni 150 İtalyan Subay ve 7000 askeri esir alarak ve 81 topu ele geçirmesi sebep olur. 1918 Yılında yüzbaşı rütbesine yükselir. 1929-1933 yılları arasında Dresden Piyade Okulu’nda görev yaparken önce binbaşı sonra ise yarbay rütbesine yükselir.

1937 yılında yayımladığı “Piyade Hücumu” adlı kitap en çok satanlar konumuna yerleşir ve bütün askerler için başvuru kaynağı olur. Bu kitap sayesinde Hitler’in dikkatini çekerek, Hitler’in gençliğinin eğitiminden sorumlu hale gelir ve Albay rütbesine yükselir. 1937 yılında atandığı Wiener Savaş Akademisi Komutanlığı’nda ilk kitabının devamı olan “Tank Hücümu’nu” yazmaya başlar. Lakin bunu bitiremeden görevinden alınır ve Hitler’in özel koruma birliğine alınır. Hitler’in, Çekoslavakya’yı ziyareti sırasında bu birliğin komutanı olarak hizmet verir ve tuğgeneral rütbesine ulaşır. Polonya’nın işgali başladığı zamanlarda tümgeneral rütbesine yükselir. Hitler tarafından istediği bir tümenin başına geçebileceği belirtilir Rommel ise daha önce hiç tank yönetim tecrübesi olmamasına karşın 7. Panzer tümeni komutanlığına getirilmek ister. Fransa’nın işgalinin başladıktan sonraki günlerde bu tümen “Hayalet Tümen” olarak adlandırılır. Zira Rommel o kadar hızlı ve şaşırtıcı hareket etmektedir ki, üstleri bile zaman zaman haritada bulunduğu yeri işaretleyemez.

Rommel’i diğer komutanlarından ayıran özellikleri savaşı geride karargahından değil de, çoğunlukla cephede bir tankın üzerinden yönetmiş olması, kendi gerekli olduğuna inandığı zamanlarda karargah ile iletişimini kesip kendi kararlarını uygulamış olması ile ulaşmıştır. Bu bağımsız harekete üstleri tarafından bir karşıt tutum gerçekleşmeme sebebi Hitler tarafından değer verilmesidir. Rommel’in ilk tank birliği deneyimi olmasına rağmen büyük başarılar ele geçirir ve 7. Panzer tümeni İngiliz kanalına ilk ulaşan birlikler arasında bulunmaktadır. 10 Haziranda Cherbourg Limanını ele geçirir ve ödül olarak 9 Şubat 1941’de Korgeneral rütbesine terfi edilir. Korgeneral olduktan sonra 7. Panzer Tümeni’ne veda ederek, sonradan 21. Tank Tümeni’ne dönüşecek olan 5. Hafif Motorlu Tümen ve 15. Panzer Tümeni ile birkaç birliğin daha komutanlığına getirilir. Bu birlik ise 1941 yılında İtalyanlara yardım etmek için Alman Afrika Kolordusu adıyla Kuzey Afrika’ya, Libya’ya, konuşlandırılır. Afrika çölleri Rommel’in ününü ve lakabı olan “Çöl Tilkisi”ni kazandığı yerdir. Afrika çöllerinde savaşırken Feldmareşal unvanını kazanmıştır. Elinde yeterli asker, malzeme olmamasına rağmen yaptığı stratejiler ile Nil Nehri’ne kadar yaklaşsa da İngilizlerin ikmal hatlarının güçlü olması, hava üstünlüğüne sahip olmaması ve Almanlardan büyük bir orduya sahip olmaları yüzünden Kuzey Afrika’da kayda değer başarılar elde etse de Afrika’dan çekilmek zorunda kalmıştır. Afrika’dan çekildikten sonra Kuzey Fransa’da görev yapmıştır. 14 Ekim 1944’te Hitler’in ona sunduğu iki tekliften biri olan intiharı seçmiş ve siyanür hapı kullanarak intihar etmiştir. Diğer bir seçim ise Hitler’e karşı suikast planı yaptığı gerekçesiyle Halk Mahkemeleri’nde yargılanmaktır. Lakin bu intihar olayı halka, geçirdiği hava saldırısı sonucu aldığı yara yüzünden hayata veda ettiği şeklinde duyurulur ve arkasından düzenlenen muhteşem bir törenle toprağa verilir.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?