Bir Sistem Eleştirisi ve Ortaçağ Tarihini Araştırmak

Yazımızın konusu Türkiye’de uygulanan tarih eğitiminde üzerinde fazla durulmayan Ortaçağ Avrupa Tarihi olacaktır. Uygulanan müfredatta 9,10 ve 11. Sınıflarda bize Türk tarihinden başka bir şey öğretilmektedir. Buradan şu soruya varmayalım: Türk tarihi öğretilmeyecek de ne öğretilecek? Türk Tarihi tabi ki de öğretilen şeylerin etrafını saran temel öge olmalıdır. Çünkü Atatürk’ün de ilkelerinde belirttiği gibi Türk halkı; Türkiye sınırları içinde yaşayan ve ortak özelliklere sahip, ortak menfaat ve değer sistemleri bulunan, insan topluluğu yani halktır. Görüldüğü gibi, burada halk kavramından kastedilen anlam aslında Türk Milletidir.[1] Fakat Lise tarih kitaplarını incelediğimizde Türk tarihi ve İslam tarihi dışında bir şey öğrenmediğini görmekteyiz. (Bu noktada ilköğretim kitaplarını konu dışı alıyorum. 7-14 Yaş aralığına sahip çocuklara genel dünya tarihi yerine milli değerlerin öğretilmesi gayet normaldir.) Burada vurgulamaya çalıştığım genel dünya tarihine dair fikirlere ve en ufak bir bilgiye sahip olmadan büyüdükleridir.

9.sınıf Tarih dersinde Uygarlığın Doğuşu ve İlk Uygarlıklar ünitesinde Prehistorya’dan başlayarak Roma İmparatorluğuna kadar ufakta olsa bilgi tanecikleri kazanmaktadırlar. Bu ünite bile öğrenci de merak hissinin oluşması için yeterlidir. Devam eden İlk Türk devletleri adlı ünitede genç beyinler Avrupa Hun devleti hakkında kısa bir bilgi tohumundan sonra Ortaçağ Avrupa Tarihi hakkında büyük bir bilgi yoksunluğuna uğrar. [2]Bu eleştiri genel dünya tarihi konusunda da aynı haliyle geçerlidir.

Ama şuan Avrupa konusuna odaklanmamız gerekirse bir daha Avrupa’dan bilgi kesitleri aldığı ilk bölüm 10.sınıf Tarih dersinin 2.ünitesinin 7. Kazanımında tek bir kazanımda bütün dünya bilimini etkileyen Rönesans’ın dikkat edelim “tek kazanım” ’da anlatıldığı bölümdür. Rönesans’ın 15.yüzyılda başladığını göz önüne alır ve Avrupa Hun Devletinin 5.yüzyılda yıkıldığını 1000 yıl yani 10 yüzyıllık bir bölüm çocuklara “Karanlık Çağ” diyerek geçiştirilmektedir.[3]

Üniversiteye gelindiğinde dahi çoğu üniversite Ortaçağ Avrupa tarihini kapsayan dersler bulundurmamaktadır ders programlarında ya da genel olarak ortaçağı kapsayan bir ders yoğunluğu ve hatta tamamı doğu ortaçağına yönelik anlatılmaktadır.(Bizzat şahit olduğum bir durumdur.) Üniversite öğreniminde bile geniş yelpazeye dair eğitim yapamıyorsak gelecek nesillerden Türkiye’de ki tarih bilimini geliştirmesini nasıl bekleyebiliriz? Şunu unutmayalım her millet kendi tarihini yazar ama gelişmiş milletler başka milletlerin tarihini yazar. Bu duruma baktığımızda Joseph von Hammer’in Osmanlı Tarihi ve Johann Wilhelm Zinkeisen tarafından yazılan Osmanlı tarihi en iyi eserler arasında gösterilir. Bunun dışında başta Osmanlı olmak üzere doğu tarihi üzerine birçok kürsü bulabilirsiniz başta ABD olmak üzere çoğu gelişmiş dünya ülkesinde. Bu nedenle bu gibi üniversitelere birçok beyin göçü kaybetmekteyiz.

 İşte bu nedenle tarihi merak eden kişiler ve özellikle tarihçi olma sevdasıyla üniversitelere başlayan gençler bazen sadece öğrenmek bazen ise üzerine akademik kariyer yapmak istedikleri zaman Ortaçağ Avrupa Tarihi hakkında hangi eserler ve yazarları okumaları gerektiğini bilememektedirler. Bu neden önemli? Çünkü Marc Bloch’un Feodal Toplumunu okuyarak başlamak gibi Bir hata yaparsanız(Benim yaptığım gibi) çok ağır bir bilgi ağında kaybolur ve hiç bir şey anlamazsınız. İşte burada bu alanı araştırmaya başlamak isterseniz ya da genel bir şablon oluşturmak isterseniz okumanızı önerdiğim yazarları, kitapları ve izlemenizi önerebileceğim belgeselleri yazacağım. Vereceğim kaynakların hepsi anlaşılabilir olması için Türkçe baskısı bulunan ya da Türkçe dublaj-altyazısı bulunan kaynaklar olacaktır.

 Bu alanda okuma yapacak kişilere ilk tavsiyem Susan Wise Bauer tarafından kaleme alınan Dünya Tarihi serisi olacaktır. Gördüğüm en sürükleyici, sıkmayan ve aynı zamanda geniş bir bilgi ağını kavramanızı sağlayan bir anlatımı var. Seri “Antik Dünya“ adlı eserle başlamaktadır. Bu eseri okursanız Roma İmparatorluğunun sonuna giden süreci ve bunun dünyayı nasıl etkilediğini anlayarak 4.YY’da ki Kavimler Göçü kaosunun nasıl başladığını ve gerçekleştiğini anlayacaksınız. Unutmayalım ki altyapı her zaman çok önemlidir. Eser ilk insanlardan Eski Mısır, Mezopotamya, Eski Yunan’ı size anlatıyor. Yazıyı keşfedip tarım toplumuna geçiş ve ilk şehirlerden imparatorluğa. Bu anlatım tarihin en önemli imparatorluklarından biri olan ve Ortaçağ Avrupa Tarihini şekillendiren Roma İmparatorluğunun son dönemleriyle sonlanır.

Bauer bu seriye Ortaçağ Dünyası ve Rönesans Dünyası ile devam eder. Ortaçağ Dünyası eseri 4.YY’ın başında ki Roma İmparatorluğu ile başlar ve Roma’yı yıkıp Batı ve Doğu olarak anlatımına devam ederken size Asya medeniyetleri ve doğan yeni tek tanrılı din İslamiyet’i anlatıyor. Haçlı seferlerine giden bu eser Rönesans Dünyası eseriyle bağlantılı bir şekilde devam ediyor. Aristoteles’in eserlerinin keşfinden İstanbul’un Osmanlı İmparatorluğu tarafından zaptına giden süreçte Kara Veba’dan Yüzyıl savaşlarına Haçlı Seferlerinden Husçulara Ortaçağ Avrupası’nı net ve kısa bir şekilde size gösteriyor. Ayrıca dünyanın diğer bölgelerindeki medeniyetleri de size sunuyor.

Susan Wise Bauer’i okuduktan sonra okumanızı önerebileceğim diğer bir eser ColinMcEvedy’nin Ortaçağ Tarih Atlası olacak. 4.YY’ın başından başlayan bu eserin en büyük özelliği adından da anlaşılabileceği üzere bol haritaya sahip olmasıdır. Bu haritalar hem siyasi hem sosyal hem dini hem ekonomik haritalardır. Bunu gayet renkli bir anlatımla süsleyen yazar sizin zihninizi görsel olarak da destekleyerek daha net bir öğrenme sağlıyor.

Norman Davies’in Avrupa Tarihi ’de bundan önce bahsettiğim gibi genel bir açıya sahip eserdir. Davies Tarih öncesi dönemden başlayarak Avrupa’yı anlatıyor. Eski Yunan, mitoloji, Avrupa’yı kavimler göçü öncesinde oluşturan milletleri çok güzel ve sade bir dille açıklıyor. Kitap Roma İmparatorluğunu kurduktan Hristiyanlığın doğuşunu sonra İmparatorluğun yıkılışını ve karanlık çağlar olarak nitelendirilen dönemleri açıklayarak Rönesans’ın tohumlarını atıp 15.YY’a ulaşıyor. Kitap 1991 Sovyetlerin Çöküşüne kadar Avrupa Tarihini alıyor. Benim önerim 1. ile 7. Bölümler arasının okunması yeterlidir. Ama tabi isteyenler sonuna kadarda okuyabilir.

Bu eserler kafanızda bir kalıp oluşturacaktır. Genel anlatıma sahip eserleri seçmemin sebebi bu. Bu noktada size keyifle izleyeceğiniz direkt Avrupa Tarihi ile ilgili olmayan birkaç belgesel önereceğim. İnsanoğlu(Mankind), Tüfek-Mikrop ve Çelik(Guns, Germs, and Steel), MilattanÖncekiSavaşlar(Battles BC), Avrupa’nınKanlıÖyküleri(BloodyTales of Europe), Eski Roma: Bir İmparatorluğun Yükselişi ve Çöküşü (Ancient Rome: The Rise And Fall Of The Roman Empire). Bu belgeselleri izlemek inanıyorum ki size çok şey katacaktır.

Bunların yanısıra dizi olarak Rome, TheBorgias, TheVikings,Marco Polo, Spartacus, TheTudors, TheBastardExecutioner, 1066 dizilerininin çoğunu Türkçe Altyazılı ve hatta dublajlı olarak bulabilirsiniz. (Tavsiyem altyazılıdır.)

Film olarak ise daha geniş bir yelpazemiz var. 1492 – Cennetin Keşfi(1992), Cesur Yürek(1995), Cennetin Krallığı(2005), Gladyatör(2000), İbn-i Sina – Hekim(2013), Vikingler(1958), Ben Hur(1959), Excalibur(1981), Odyssey – Homeros’un Büyük Destanı (1997), Zaman Ötesi(2003), Herkül – Özgürlük Savaşçısı(2014), Herkül – Efsane Başlıyor(2014), 300 Spartalı(2007), 300: Bir İmparatorluğun Yükselişi(2014), Karanlığın Ordusu (1992), Elizabeth (1998), Elizabeth – Altın Çağ (2007), Şövalye(2001), Gülün Adı(1986), )RobinHood: Hırsızlar Prensi(1991), RobinHood(2010), Elçi(1999), Son Lejyon (2007), Kara Ölüm (2010). Bu ve bu gibi daha onlarca film var. Listemiz istediğimiz takdirde uzatılabilir. Bu listede ki filmlerin tamamını izlemiş biri olarak hiç birinden belgesel beklemeyin elbette hepsinde senaryo gereği yapılmış değişiklikler bulunuyor. Bunlar dışında bulduğunuz diğer dizi, film ve belgeselleri de seyredebilirsiniz. Fakat özellikle dizi ve filmlerde birçok senaryo değişimi yapılmaktadır. Bu nedenle şüpheye düştüğünüz ya da merakınızı gidermek istediğiniz her noktada kitaplardan yardım alabilirsiniz. Sorgulayıcı olmak doğru bilgiye ulaşmak için bir anahtardır. Senaryolarda nasıl değişikliler yapıldığına gelinirse çok popüler bir örnek verilebilir. Vikingler dizisinde Aslında Ragnar’ın kardeşi olarak tanıtılan Rollo, Ragnar’dan 20-30 yaş küçük olup kan bağı olmaksızın başka bir Kuzeyli bir akıncı beyidir. Fakat dizinin ilk sezonundan itibaren ayarlanan olay ilegünümüz İngiltere Kraliyet ailesi ile kan bağı bulunan Rollo senaryo ile farklı bir kadere yönlendirilmiştir. Normalde 65 yaşında Normandiya Dükü olan bu ismin ailesini değiştirip 30’lu yaşlarında Normandiya Dükü yaptılar.[4] Kısacası reyting uğruna kendine History Channel(Tarih Kanalı) diyen bir kanal dahi neler yapıyor. Bu dizide göze çarpan en büyük hata elbette bunun dışında çeşit çeşit farklı hatalarda bulunmaktadır.

Konumuza geri dönersek eğer kafanızda bir şablon oluşturabildiyseniz bu kitapları okurken yapacağınız diğer bir şey yazar eser taraması olacaktır. Benim ilk önereceğim yazar Jacques Le Goff olacaktır. Kendisi Annales Ekolünden bir yazardır. Le Goff’un temel eserleri Ortaçağ Batı Uygarlığı, Ortaçağ Kahramanları, Ortaçağ’da Entelektüeller, Gençlere Avrupa Tarihi, Çocuklar İçin Avrupa Tarihi, Avrupa’nın Doğuşu ve bunun gibi diğer eserleri vardır. Eserlerinin tamamı Türkçeye çevrilmemiştir. Fakat yapılan çevirileri gayet anlaşılır ve açıktır.

Önereceğim 2. Yazar Henri Pirenne olacak. Yine o da AnnalesEkolü’nün[5]önde gelen tarihçilerindendir. Ortaçağ Avrupası’nın Ekonomik ve Sosyal Tarihi, Ortaçağ Kentleri ve Kökeni, Muhammed ve Charlemagne(Şarlman) bu üç eser Türkçe’ye çevrilen en temel eserleridir. Siyasi tarih yerine ekonomik ve sosyal yaşam üzerine çalışmaları bulunur.

3. yazar muhtemelen herkesin bildiği ya da bir şekilde adını duyduğu Umberto Eco. Kendisi aslında bir sanat tarihçisi olan Eco aynı zamanda romanları da bayağı ünlüdür. Tabi biz burada işin tarih kısmında kalacağız. Roman Olarak Baudolino ve Gülün Adı Ortaçağ Avrupası’nı çok iyi anlatan 2 romanıdır. Efsanevi Yerlerin Tarihi, Çirkinliğin Tarihi, Güzelliğin Tarihi hem mitolojiyi hem sanatı hem de tarihi barındıran eserlerdir. Ayrıca kaliteli basımı ile kütüphanenizde bulunmasını isteyeceğiniz eserlerdir. (Fiyatı biraz tuzlu belirtmem lazım) Gelelim benim onun en etkileyici işi olarak gördüğüm çalışmaya ölmeden kısa süre bitirdiği editörlük eseri Ortaçağ eseri 4 Cilttir ve alanında en iyi isimlerce yazılan bu eserde felsefeden, edebiyata, resimden, müziğe, siyasi tarihten bilime her konuda dönem gelişmelerini anlatır. Her cilt yaklaşık 1000 sayfa ve toplamda 4000 sayfalık bir eser ilgisi olan herkesin okuması gereken ama başlangıç seviye için ağır bir kitaptır.

4. yazarımız özel hayat yoğunluklu bir ortaçağ yazarı Fransız Georges Duby. Başlıca eserleri şöyledir; Erkek Ortaçağ, Şövalye, Kadın ve Rahip, Ortaçağ İnsanları ve Kültürü, Özel Hayatın Tarihi (5 Cilt), Kadınların Tarihi (5 Cilt). Türkçe olan bu eserlerinin dışında Fransızca ve İngilizce olup henüz çevrilmemiş ya da yayınlanmamış eserleri de vardır.

Türkiye’de bu işle ilgilenen çok az insan var ismini verebileceklerimiz; Fatih Durgun, Pınar Ülgen ve Özlem Genç. Ayrıca Haçlı Seferleri çalışan Ebru Altan, Birsel Küçüksipahioğlu ve bu iki ismin hocası Işın Demirkent vardır. Haçlı Seferleri konusunda Avrupa’da bakmamız gereken isimler arasında Steve Runciman, H.A. Nomiku, René Grousset’in eserleri Türkçe’ye çevrildi.

SONUÇ

Bunlar belli başlı yazarlar, eserler, belgeseller, diziler, filmler Avrupa Tarihini araştırmak için. Sistem eleştirisi çerçevesinde umuyorum ki zamanla Türkiye’deki tarih çeşitlenecek ve bu yazı da bunun gerçekleşmesinde küçük bir mısır tanesi kadar da olsa yardım edecek.

 

KAYNAKÇA

  • MEB 9. SınıfTarihKitabı
  • MEB 10. SınıfTarihKitabı
  • MEB 11. SınıfTarihKitabı
  • Peter Sawyer – The Oxford IllustratedHistory of theVikings, Oxford Uni. Press 1997.
  • milliyet.com.tr
  • Komisyon – Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Okutman Yay. Ankara 2011, 18.Baskı.
  • Adı geçen tüm eserlerin tamamına yakını benim tarafımdan okunmuştur. Okunmayan kitaplar ise incelenmiştir ve kütüphanemde bulunmaktadır.

[1]Komisyon – Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Okutman Yay. Ankara 2011, 18.Baskı, s.262

[2] MEB – Ortaöğretim 9.Sınıf Tarih Ders Programı, Ankara 2007, s.22-23

[3] MEB – Ortaöğretim 10.Sınıf Tarih Öğretim Programı ve 10.Sınıf Seçmeli Tarih Öğretim Programı, Ankara 2011, s.20

[4]Peter Sawyer – The Oxford IllustratedHistory of theVikings, Oxford Uni. Press 1997, s.31

[5]http://blog.milliyet.com.tr/yeni-bir-tarih–annales-okulu/Blog/?BlogNo=117553

Yorumlar (1 Yorum)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?