Batılılaşma Üzerine

Herkesin diline takılmış konu, batılılaşmadır. Çoğu kesim, batılılaşmayı sadece kıyafet, müzik vb. olarak görmekte ve asıl zihniyet değişikliğini anlayamamaktadır. Şöyle ki, Batılı olmak yalnızca kıyafet giymek değil, onlar gibi düşünüp, uygulamaktır. Örnek vermek gerekirse, ‘hürriyet’ kavramı Büyük Fransız Devrimi sonrası ortaya çıkmış ve oradan da milliyetçilik gibi dünyaya yayılmış, bize gelişi de Genç Türk hareketi ile olmuştur. Bu grup da Kemalist hareketin öncülüdür. Daha ilginç olan bir konu da, Osmanlı’daki yenileşme hareketinin Balkanlar’dan başlamış olmasıdır. Bunun sebebi de, Balkanlar’daki kültürel hareketliliktir. Şöyle ki, Selanik Limanı’na gelen bir Avrupalı, burada çeşitli etkileşimlere giriyor; cemiyetler kuruyor, gazeteler çıkarıyor, gezip tozuyor ve bu işleklik sayesinde de Balkanlar’da yeni bir kültürel alan oluşmuştur. Bu alan sayesinde ise, Avrupai fikirler öncelikli olarak burada yayılmıştır. Örneğin, IV. Mustafa’yı tahttan indirip, yenilikçi padişah olan II. Mahmud’u tahta geçiren Alemdar Paşa Balkan kökenlidir. 31 Mart Ayaklanması’nı bastıran ordu, Balkanlar’dan oluşmuş bir orduydu. Bunların sebebi de, Balkanlar’da yayılmış Avrupai fikirlerdir.

II. Mahmud ve Oğullarının Yenilikçiliği

Tahta geçen II. Mahmud, amcası III. Selim gibi yenilikçi fikirli bir padişahtı. Fakat diğerlerinden ayrılan özelliği ise en radikal kararları alan padişah olmasıdır. 1826’da, devletin 500 yıllık kurumu olan Yeniçeri Ocağı kaldırılmış ve yerine ‘Muhammed’in Zafer Kazanan Ordusu’ adında yeni bir ordu kurulmuş. Bu ordunun Yeniçeri Ocağı’ndan ayrılan yönü ise, çağın gerekliliklerine uygun bir modern ordu olmasıdır. Kılık kıyafet alanında ise, başta kendisi sarık yerine fes takmış ve taktırmış; pantolon giyen ilk padişah olmuştur. Bu yüzden döneminde “Gavur” olarak anılmıştır. Kendisi, vefat etmeden önce ise, Tanzimat Fermanı’nın hazırlanmasına başlanmış fakat ömrü vefa etmemiş, oğlu I. Abdülmecit döneminde Gülhane Parkı’nda ilan edilmiştir. Bu ferman ile padişah, kendisinden üst kurum olduğunu kabul etmiş ve yasalara bağlı kalacağına yemin etmiştir. Diğer oğlu Abdülaziz ise, sayıştay, danıştay, yargıtay gibi kurumlar ile devlette denetleme mekanizmasını kurmuştur. Sultan Abdülaziz, sefer harici yurt dışı gezisine çıkan ilk padişahtır. Yanına ise, yeğenleri V. Murad ve II. Abdülhamid’i almıştır. Oralardan oldukça etkilenen padişah, oradaki Avrupai tarz yapıların burada da olmasını hayal etmiş ve yaptırmıştır. Sultan Abdülaziz döneminde borçla yapılan donanma, dünyanın en büyük üçüncü büyük donanmasıdır fakat kendisinin en büyük hatası, borcu borçla kapatmak olmuştur.

II.Abdülhamid Dönemi Batılılaşma

Eğitim

Sultan Hamid’in en büyük reformlarından birisi modern eğitim kurumlarının kurulmasıdır. Bu reformların sonucunda, İstanbul Üniversitesi ve on sekiz modern okul kurulmuştur. [1]

Demiryolu ve Telgraf

Telgraf sistemi, Almanlar tarafından imparatorluğun pek çok köşesine yayılmış ve bağlantı kurulmuştur. Demiryolu sayesinde ise, 1883’te Viyana ile İstanbul birbirine bağlamıştır. Doğu Ekspresi ile de Paris ve İstanbul birbirine bağlanmıştır. Döneminde yapılan demiryolu iyileştirmeleri sayesinde, Osmanlı’nın Avrupa üzerinde etkisi artmıştır. [2]

Son Söz

19. ve 20. yüzyıl Osmanlı toplumu, çalkantılarla dolu yüzyıllar geçirmiş bir toplum olmuş ve bunun yanında devlette büyük değişimler yaşanmıştır. Devlet artık reformların ihtiyacını hissetmiş ve yönünü batıya çevirmiştir. O zaman atılan adımlar sayesinde bugünki kurumlar oluşmuştur. Bu kurumlardan bize kazandırılan en önemlisi ‘Meclis’tir. Eğitim reformları sayesinde ise, 1297 kuşağı yetişmiştir. Her ne kadar Sultan Hamid eleştirilse bile, hakkı yenmemesi lazımdır.

 

Misafir Yazar: Deniz Öner

Kaynakça:

[1] ( Hoiberg, Dale H., ed. (2010). “Abdulhamid II”. Encyclopedia Britannica. I: A-ak Bayes (15th ed.). Chicago, IL: Encyclopedia Britannica Inc. p. 22. ISBN 978-1-59339-837-8.)

[2] ( Cleveland, William L. (2008)”History of the Modern Middle East” (4th ed.) pg.121.)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?